Ahiret Var Mı ?

By | 15 Şubat 2015

AHİRET VAR MI ?

Haşir Risalesi ile ilgili kısa bir bilgi ile sizlere Ahiret var mı ve Yeniden diriliş var mı kardeşim. İşte sizlere akıl yolu ile ispat edilir mi edilmez mi şimdi göreceksiniz.!

 

Ahretin sokaklarında Dolaşmak
00.00 Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahirabbil Alemin. Essalatü Vellasamü Ala Seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
00.10 Size ilginç bir şey söyleyeyim. Bunu anlarsanız biraz irkilirsiniz.
00.12 Muhammed (SAV) buyuruyor ki arkadaşlar, ‘Bana birisi salavat getirdiği vakit onu bizzat ben alırım’ diyor.
00.27 yani burada, ben maneviyatı olan bir insan olmadığım için göremiyorum ama bu derse kimler geliyor, kimler gidiyor hiçbir şeyden haberimiz yok arkadaşlar.
00.35 Belki Peygamberimiz Muhammed (SAV) geliyor.
00.38 zaten onun bir parçası burada bugün bizimle.
00,41 hakikaten insan böyle dokunurken bile çok garip bir hisse kapılıyor.
00.44 şimdi dersimizin konusu arkadaşlar; ahretin ispatı.
00.48 hatırlarsınız, ahretin ispatını burada birkaç kez daha yapmıştık.
00,52 peki neden yapıyoruz yine? Bu sefer farklı sibr koldan ahretin ispatını yapacağız arkadaşlar.
00.57 Cenab-ı Hakk’ın Rahim ismi üzerinden, Adil ismi üzerinden ahretin ispatı yapılmıştı.
1.03 bu onuncu söz zaten ahretin ispatını yapıyor ama sadece bir delille değil.
1.10 iki, üç, dört, beş bir çok delile ahretin ispatını yapıyor. Bu konuda da Haşır Risalesinin nasıl yazıldığıyla ilgili birkaç bilgi vereceğim sizlere.
1.20 İbn-i Sina’yı biliyor musunuz arkadaşlar?
1.23 Avrupa’da kitapları okutulan bir dahi. Ve bir kütüphane dolusu kitabı kendi hafızasından yazabilecek bir kadar bir hafızaya sahip bir insan.
1.32 Haşır ne demek? Yeniden diriliş demek arkadaşlar.
1.40 haşır meselesinin ispatı İbn-i Sina’dan sorulduğu zaman, şöyle bir ifadede bulunuyor kendisi;
1.46 Haşir, yeniden diriliş; nakli bir meseledir. Akıl yoluyla ispat edilip kanıtlanamaz.
1.55 hatta bütün ulema-i alim, İbni Sina hepsi arkadaşlar, ahretin ispatını yapamamışlar.
2.05 Cenab-ı Hak yaptırmamış. Ama Bediüzzaman Hazretleri, arkadaşlar bu onuncu söz Risalesi’nde ahretin, cennetin ve cehennemin kesinlik derecesi şu, 2 kere 2 , dört eder kesinliğinde ispatını yapıyor arkadaşlar.
2.21 Bunu kim mi söylüyor? Abdullah Cevdet isminde dinsiz bir adam itiraf ediyor.
2.27 diyor ki, ‘Bu Bediüzzaman, insanları, ahretin sokaklarında dolaştırıyor. Bu adam dünyada kaldıkça biz davamızı yayamayız’ diyor,
2.38 ve Haşir Risalesi’nin yazılma hikayesi de çok ilginç.
2.42 O asırlarda arkadaşlar, 1926’da yazılıyor, Haşır Risalesi. 1925 ile 1950 arası, biliyorsunuz dinsizli kasırgalarının estiği, insanların zorla dinsiz yapılmaya çalışıldığı, Kur’anların toplatıldığı, camilerin ahırlara çevrildiği bir asır.
2.58 böyle bir zamanda Allah kelimesini bile söylemek cesaret istiyor. Öyle bir asırda Bediüzzaman Hazretleri bu eseri telif ediyor.
3.06 zaten başına gelen sıkıntıların sebebi de bu Haşir Risalesi. (1926’da)
3.12 Haşir Risalesini Üstad Hazretleri Eğirdir gölünün kenarında, badem ağaçlarının çiçek açtığı bir zamanda yazıyor.
3.20 Cenab-ı Hak da arkadaşlar, bir yandan dinsizler plan yapıyor, bir yandan da üstad hazretleri ve Nur talebeleri onlara ilaç olacak kitapları barındırıyor.
3.31 ve bu Abdullah Cevdet ve komitesi bu fikirleri nasıl yayıyor biliyor musunuz?
3.38 bütün güç ellerinde. Eğitim kurumlarını, tarih kitaplarında alenen, Peygamber Efendimiz aleyhinde, dinimiz aleyhinde propagandalar yapılıyor.
3.50 helikopterlerle geçilen yerlere kağıtlar atılıyor; ‘Allah yok, din yalan’ insanlara bunlar anlatılmaya çalışıldı.
3.58 sadece eğitim kurumları olsa yine iyi. Bütün medya arkadaşlar, ne varsa,
4.04 radyo mu var ne varsa hepsiyle, insanlar dinsiz yapılmaya çalışılıyor.
4.09 işte Bediüzzaman Hazretleri de biri gidiyor bir geliyor, bir ayet okuyor.
4.19 ‘Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine. Ölümünün ardından arzı nasıl ihya ediyor, hayat veriyor?’ böyle bir ayet.
4.33 tekrar, tekrar okuyor. Ve diyor ki bir hatıratında ‘gidiyorum, geliyorum, bağıra bağıra bu ayeti kouyordum’ diyor.
4.39 sonra yanındaki katip abiye dönüyor ve diyor ki ‘Yaz kardeşim Haşir Risalesi’ diyor.
4.49 Orada ahretin ispatı, 1926’da başlıyor.
4.53 İşte okuduğumuz eser, böyle kıymetli bir eser. Bediüzzaman bu konuda çok iddialı.
4.58 ne diyor biliyor musunuz? 29. Ve 10. Söz; ‘Bu iki risaleyi okuyan adam, eğer haşre inanmazsa gelsin parmağını gözüme soksun’ diyor.
5.13 bu kadar da iddialı. Kolay bir iddia değil ağabeyciğim.
5.15 Bakalım ne anlatıyor; Biz bugün Allah’ın Hakim ismi üzerinden ahretin ispatını yapacağız.
5.22 Hakim; hikmetle hareket eden demektir.
5.26 Hikmetle hareket eden ne demek? Faydaları gözeterek hareket eden demek.
5.33 yani bakın dikkat ederseniz, ben kitabın altına bir kitap daha koyuyorum. Neden?
5.37 Çünkü daha rahat okuyayım diye. O zaman ben hikmetli bir hareket yaptım.
5.43 Çünkü faydaları gözeterek hareket etmiş oldum.
5.45 Ben mesela dikkat ettim; sohbet anlatırken siz hep bana bakıyorsunuz.
5.49 Neden bana bakıyorsunuz da arkaya bakmıyorsunuz?
5.52 He, dersi daha iyi dinlemek için buraya bakıyorsunuz.
5.55 Peki siz şu anda ne yapmış oluyorsunuz? Hikmetle hareket etmiş oluyorsunuz.
6.01 Cenab-ı Hakk’ın Hakim ismi. Şu kainattaki Hakim ismine bir bakalım mı?
6.08 Karaciğer, organlarımızdan sadece bir tanesi.
6.16 Karaciğerin, 300’den fazla vazifesi var.
6.19 Cenab-ı Hakk karaciğeri yaratmakla nasıl bir harekette bulundu? Faydaları gözeteret, hikmetli bir hareket.
6.27 Allah’ın hangi ismi tecelli etti? Hakim ismi.
6.31 Kainata bakıyoruz arkadaşlar. Hiçbir şey boşu boşuna yaratılmadığını bugün bilim dünyası itiraf ediyor.
6.39 hatta bir ara, ‘insan vücudunda bunun hiçbir faydası yok’ dedikleri şeyin onlarca faydası olduğu sonradan keşfedildi. Ve bunun propagandasını çok yapmadılar, çok yaymadılar.
6.49 her şeyin bir faydası var. Buluta bak, yağmura bak.
6.54 ya bir toz tanesi bile. Bunun ne faydası var dediğin, ısırgan otunun da canım faydası mı olurmuş dediğin şeyde o kadar çok hikmet, fayda var ki.
7.06 Kainatta boşu boşuna yaratılan hiçbir şey yok. Mesela şu sakallar bile diyeceğim ama sakalım yok.
7.13 sakalım olmadığı için bak hiç kimse anlamıyor.
7.15 Şimdi düşünün arkadaşlar, bir kıl bile boşu boşuna yaratılmıyor. Onda bir hikmet gözetilmiş.
7.23 peki şunu net bir şekilde söyleyebilir miyiz? Kainatta hükmeden Allah, Hakim isminin sahibidir ve hikmetle hareket ediyor. Boş ve abes hiçbir şey yapmaz.
7.40 Buraya kadar tamam mıyız? Şimdi meseleye, ahretin ispatına yavaş yavaş geliyoruz.
7.55 Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden, atomlardan, güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adalet ve mizanla Rububiyetin saltanatını gösteren Zât-ı Zülcelâl, Rububiyetin cenah-ı himayesine iltica eden ve o hikmet ve adalete iman
8.18 ve ubûdiyetle tevfik-i hareket eden mü’minleri taltif etmesin?
8.23 Evet, görünüyor ki, şu âlemde tasarruf eden Zât, Rabbimiz sonsuz bir hikmetle iş görüyor. Ona burhan mı istersin?
8.37 Her şeyde maslahat ve faidelere riayet etmesidir. Görmüyor musun ki, insanda bütün âzâ, kemikler ve damarlarda, hattâ bedenin hücelerinde, her yerinde,
8.54 her cüz’ünde faydalar ve hikmetlerin gözetilmesi; hattâ bazı âzası, bir ağacın ne kadar meyveleri varsa, o derece o uzva hikmetler ve faydalar takması gösteriyor ki, nihayetsiz bir hikmet eliyle iş görülüyor.
9.14 karaciğer dedik bak 300’den fazla faydası var.
9.16 Yani kalpmiş, beyinmiş bunların önemi var bir de.
9.19 Şu görmüş olduğunuz insan, hikmetlerle donatılmış, abes ve boş yere yaratılmamış varlık.
9.28 Şimdi gelelim ahretin ispatına. Düşünün bakalım, ahretin ispatı nasıl yapılır ya?
9.34 Malzeme bu arkadaşlar. Şöyle bir düşünelim, ahretin ispatıyla bunun ne alakası var?
9.47 arkadaşlar, bağlantıyı kuruyorum. Lütfen kemerlerimizi sıkalım, koltuklarımızı dik konuma getirelim. Bütün dikkatinizle dinlemenizi istiyorum.
9.54 eğer bu kainatın yaratıcısı Hakim ise, o zaman ahret olmak zorunda.
10.19 neden biliyor musunuz? Çünkü Allah, insanı böyle yarattığı halde, bu kadar nimetlere boğduğu halde –nefes almak da görmek de bir nimet- bu kadar bizi nimetlerine boğduğu halde, 50-60 sene bir hayat yaşattıktan sonra ahret olmasa, yani biz hiç olsak bu iş noldu? Abes olmadı mı?
10.47 Faydasız ve abes olur. Yani madem bu kadar masraf yapılacaktı insana. Şurada benim yediklerimi içtiklerimi saysan, aldığım lezzetleri, annemin şefkatinden tutun, bütün lezzetleri, hepsini sayın.
11.06 bütün bu nimetleri Allah bana yaptıysa, ölüyorum ve hiç oluyorum. Şimdi noldu?-boşu boşuna yaratıldı- bütün insanlar bütün yaratıklar boşu boşuna oldu.
11.20 bunu anlamamız için öyle bir örnek vereyim. Şimdi ben aldım Kaan arkadaşımızı. Kaan’ı ben çok seviyorum, ona ikramlarda bulunuyorum. Ben de parayı bir yerden bulmuşum, cepler dolu, kredi kartlarım var.
11.36 bir tane ev yaptırdım, kat kat. Kaan’a diyorum ki gel kardeşim 10 yıl boyunca ben sana her gün farklı ikramlarda bulunacağım.
11.48 önce bir hole girdik, mükemmel böyle şelaleler akıyor. Mis gibi kokular, yazın sıcaklığında klimamsı bir serinlik. Çıkıyoruz üst kata gel seninle bir kahvaltı yapalım.
12.30 kusura bakma çocuklar çok uğraşamamış, 350 çeşit kahvaltı var bugün.
12.32 kahvaltı yapıyoruz insanın aklına ve hayaline gelebilecek bütün nimetler orada. Onun üzerine de bir çay içiyoruz.
12.53 bunu on sene boyunca yapıyoruz. Sonra bir üst kata çıkıyoruz, oyunlar PS’ler, iPad’ler, iPhone’lar aklına ne kadar gelebilecek şey varsa.
13.07 donatılmış bir oda. Ben diyorum, zengin olduğum için piyasaya sürmeden önce bana veriyorlar. Kaan kendinden geçiyoruz.
13.32 sonra bir üst kata çıkıyoruz akşam yemeği. Bir üst kata çıktığımızda diyorum ki kardeşim bak burada işte özel bir olay var, burada bir ses sistemi var. Daha vizyona girmemiş bir filmi 35 artı 1 ses sistemi var.
13.56 yumuşacık pofuduk koltuklara geçiyoruz. Bir yandan popcornlar geliyor. bir üst kata daha geçiyoruz, bir on yıl daha geçmiş tabi.
14.19 Kaan kardeşim şu üst katın terasına bir yaklaşır mısın diyorum
14.21 vuruyorum tekmeyi ve düşüyor aşağıya ölüyor. Sizce böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar? Ne kadar saçma ve komik olur değil mi?
14.28 yani bu kadar sevgi besleyen, bu kadar ikramlarda bulunan bir adam bunu yapmaz. Ahretle bağladınız mı işi arkadaşlar.
14.39 Cenab-ı Hakk da bize bu kadar masraf yaptıysa, bu kadar değer verdiyse, bu kadar nimetlerine boğduysa e Allah abes iş hiç yapmadığı için, öldükten sonra bize sonsuz bir hayat, sonsuz bir cennet veya azap mekanı olan cehennemi verecektir.
14.59 işte arkadaşlar, ahretin ispatı bu kadar açık ve net.
15.04 küçük bir temsili daha vereyim; küçük bir saray daha yaptırıyoruz. İçinde yok denilen kelime yok. Her şey var. Ama çatı yok, tavan yok. Abes oldu mu bu iş?
15.16 kış var, yağmur var, kar var. Bu kadar elektronik eşyalar var, hepsi heba olmaz mı?
15.30 işte eğer ahret olmazsa, öldükten sonra hiç olursak adeta bu bina gibi çatısı olmayan bir olay olacak.
15.39 e o zaman neden geldik dünyaya değil mi? Allah sonsuz hikmet sahibi, öldükten sonra sonsuz bir hayatı verecek diyoruz.
15.47 bir bağlantı daha yapacağız buna. Şimdi, hiç mümkün müdür ki, böyle en küçük bir mahlûkun, en küçük bir hâcâtının imdadına koşan bir adâlet ve hikmet,
16.04 İnsan gibi en büyük bir mahlûkun bekâ gibi en büyük bir hâcetini mühmel –ihmal- bıraksın, en büyük istimdâdını –en çok istediği şeyi- ve en büyük suâlini cevapsız bıraksın.
16.21 Arkadaşlar bakın ya şu havada uçan sineğe bakın. Allah öyle yaratmış da çekilmiş değil haşa.
16.29 sürekli onun bir ihtiyacı var. Nasıl bir oksijen ihtiyacımız varsa o hayvanın da vücut sisteminin mükemmel bir şekilde işleyebilmesi için her an Allah’a ihtiyacı var.
16.43 peki şunu söyleyebilir miyiz; Allah havada uçan bu sineğin ihtiyaçlarına her saniye cevap veriyor.
16.52 bütün sinekler için, hayvanlar için, insanlar, bitkileri de katın, her şey için.
16.56 şimdi size soruyorum, küçücük bir mahlukun, küçücük bir arzusunu yerine getiren bir Allah mahlukatın en eşrefi olan insanın, en büyük isteği olan sonsuz hayatı ihmal eder mi?
17.21 ya sineğin ihtiyacına yetişen Rabbim senin en büyük ihtiyacın ne? Sonsuz yaşamak değil mi?
17.25 insanın bu kadar en büyük ihtiyacını Cenab-ı Hak ilmal eder mi?
17.40 ki o insanlar bir tanesi, Hazreti Muhammed AS ise düşünün.
17.48 hadi sen ben o kusurlu, hatalı ama Hazreti Muhammed AS, insaniyetin en yükseği, Allah’a en yakın kul. Allah sizce küçük bir sineğin ihtiyacına cevap verdiği halde Hazreti Muhammed AS gibi bir insanın en büyük ihtiyacı olan, ümmetine ve kendisine sonsuz bir hayatı vermeyip, hiç eder mi?
18.16 İhtimal veriyor musunuz?
18.21 El Fatiha

Anahtar: Ahiret var mı, ahiret, diriliş, ölümden sonra diriliş var mı, ölümden sonrası, ahiret inancı, risale-i nur, sözler köşkü, fatih yağcı, fatih, yağcı kimdir, fatih yağcı sohbetleri, dini sohbetler, islami sohbetler,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir