Author Archives: Fatih YAĞCI

About Fatih YAĞCI

Fatih YAĞCI | Kimdir ve Biyografi bilgileri

Hz Muhammed (sav) İnanmayanlar !!!

Sözler Köşkü Sohbetleri;

Fatih Yağcı İncil ve Tevrat Hz Muhammed’den bahsediyor

Sözler Köşkü – İncil ve Tevrat Peygamber Efendimiz den SAV Bahsediyor!

Peygamberimize İnanmayanlar Buna Ne Cevap Verecek

00 Birinci dersimizin konusu, Peygamber Efendimiz Muhammed AS’ın peygamberliği.
00.07 iki kısım inanç var. Biri taklidi, diğeri de tahkiki.
00.18 taklidi inanç ne oluyor? ‘Evet inanıyorum Peygamberimizin Allah’ın elçisi olduğuna’ delilin ve kanıtın nedir?
00.27 ‘yani inanıyorum’ herhangi bir araştırmaya dayanmayan imana taklidi iman deniliyor.
00.33 Zübeyr Gündüzalp abi konferansta diyor ki; “Bu asırda taklidi iman kurtarmaz”
00.39 bunu bir dipnot olarak verelim.
00.42 bir de tahkiki iman var.
00.43 hakiki iman. Bu araştırmacı ve sorgulayıcı bir iman.
00.48 burada herkes Peygamberimizin hak peygamber olduğuna inanıyordur. Peki herkes kendisine bir sorsun; ‘birisi bizim karşımıza çıksa dese ki neden inanıyorsun, gerçekten o hak peygamber mi, nereden biliyorsun Allah’ın elçisi olduğunu?
1.13 –haşa- kendisi yazmış olamaz mı?’ diye kendine sorduğu zaman afallıyorsak eğer, ikna edici bir cevap veremiyorsak , arkadaşlar, alarm!
1.17 sekerat vakti biliyorsunuz şeytan imanımızı almak için gelecek. Herhalde ‘abdestin farzı kaç’ diye sormayacak değil mi?
1.34 ne soracak? İmani konuları. İnşallah bu ders onun için açıklayıcı, imanımızı artıracak bir ders olacak.
1.49 Peygamberimizin Peygamber olduğunun delilleri binden fazla.
1.57 bugün sadece bir tanesini ele alacağız.
2.05 daha önce bir ders yapmıştık, bir yanda risale-i nur, diğer tarafta İncil vardı. Tabi herkes şaşırdı ben bunu söyleyince ‘neden incil’ diye.
2.16 Hüseyin-i Cisri isminde bir alim var. Bu alim alıyor İncil, Tevrat ve Zebur gibi eski suhufların hepsini alıyor önüne. Peygamber Efendimiz ne diyordu hadisinde, ‘o kitaplarda bana işaretler var’ diyordu.
2.28 Hüseyin Cisri de düşünüyor, diyor ki “peygamberimize bu kitaplarda işaretler vardı ama o kitaplar değiştirilmiş.
2.39 değiştirilmesine rağmen hala kalan bazı işaretler olabilir” diyor.
2.45 ve o kitapları incelemeye başlıyor ve 114 tane Peygamberimize dair işaret buluyor.
2.53 bunlardan sadece bir tanesi, Hz İsa AS diyor ki, “sizinle çok söyleşmem benim gitmem gerek. Bu alemin reisi gelecek çünkü” diyor.
3.09 bunun gibi birçok işaret var. Bugün de binden fazla delilden bir tanesini ele alacağız.
3.23 peygamberimizin okuma yazması var mıydı? Bakın burada bunu vurguluyor.
3.28 Bu Zâtın (peygamberimizin) ümmîliğiyle (okuma yazma bilmediği halde) beraber; getirdiği hakaik-ı kudsiye ve ihtira ettiği ulûm-u âliye (yüksek ilimler) ve keşfettiği mârifet-i İlâhiyenin dersiyle
3.45 Peygamberimizin dersiyle, tâlimiyle, mertebe-i ilmiyede en yüksek makama yetişen milyonlar asfiya-i müdakkikîn (araştırmacı İslam alimlerinden bahsediyor) sıddıkîn-i muhakkikîn ve dâhî hükema-i mü’minîn, bu Zâtın üssül-esas dâvası olan
4.11 (Peygamberimizin davası olan) vahdaniyeti (Allah’ın varlığını ve birliğini) kuvvetli bürhanlariyle bil’ittifak isbat ve tasdik ettikleri gibi,
4.20 buradaki önemli noktayı yakaladık mı arkadaşlar? Peygamberimizin bir ilim bilmesi falan onları geçin, okuma yazma bile bilmeyen bir insanken bir kitapla çıkıyor ve ne diyor?
4.35 Ey insanlık, bu kitap Cenab-ı Hakk’ın size göndermiş olduğu mesajıdır, diyor.
4.42 ve arkasından Peygamberimizin, sahabeler ve ta bu zamana kadar gelen evliyaları düşünün.
4.53 peygamberimizin ümmetinden o kadar yüksek ilim sahibi evliyaullah yetişiyor ki, tarifi mümkün değil.
5.02 bunlardan mesela bir örnek vereyim. Kur’an-ı Kerim kitabımız hakkında yazılan tefsir sayısı Üstad da buna değinmiş, 350 bin.
5.22 bir kitap kaç açıklaması var 350 bin mi? Hayır. 350 bin tefsir yazılmış, bu tefsirlerden bazısı 30 cilt, bazısı 40 cilt hatta 70 cilt olanlar var.
5.38 yani bu apartman kadar, kitap düşünün. Ne anlatıyor bunlar.
5.45 haşa ve kella. Ümmi bir adam okuma yazması olmayan bir adam onun kitabına benziyor mu arkadaşlar.
5.54 okuma yazma bilmeyen bir adam gelecek bir kitap yazacak. Sonra onun arkasından alimler o kitabı aça aça 350 bin tefsir yazacak.
6.01 ha demek ki bu Muhammed AS’ın kitabı değil. Bu Allah’ın kelamı.
6.08 Milyonlarca asfiya bunu yapmıştır işte arakdaşlar.
6.12 Kur’an-ı Kerim’i açıklamışlar. Evet bunlar tasdik ettikleri gibi
6.20 bu muallim-i ekberin ve bu üstâd-ı âzamın hakkaniyetine ve sözlerinin hakikat olduğuna ittifak ile şehadetleri,
6.27 gündüz gibi bir hüccet-i risâleti ve sâdıkıyetidir. (işte başlı başına bu bir delil)
6.36 Meselâ Risale-i Nur, ne anlatıyor kardeşim? İman hakikatlerini açıklıyor değil mi amazon ormanlarındaki yağmuru anlatmıyor yani.
6.48 hani bazen diyorlar ya Kuran okumuyorlar risale okuyorlar diye. Ben de bunlara öyle diyorum.
6.53 sanki amazon ormanlarını anlatıyor bu kitap.
6.55 Kur’an-ı Kerim’i anlatıyor, açıklıyor. Peygamberimizin peygamberliğini açıklıyor.
6.59 evet .. Mesela Risale-i Nur. yüz parçasiyle, bu Zâtın sadâkatının bir tek bürhanıdır.(bir tek delilidir)
7.10 Üstad Hazretleri açıklamış bakın biz de mütealalı dersler yapıyoruz. Bazen öyle imanlı dersler oluyor ki coşuyorsun böyle.
7.29 resmen imanın arttığını fark ediyorsun ve bu kitaplarda çok büyük derinlik olduğunu görüyorsun.
7.39 bu kitaplar Üstad Hazretleri ne diyor, sözlerin ne kadar güzelliği varsa Kur’an-ı Kerim’e aittir diyor.
7.43 bu kitaplar Kur’an-ı Kerim’in güzelliğinin çok perdelerden geçmiş gölgesinin gölgesidir arkadaşlar.
7.50 şimdi düşünün Kur’an-ı Kerim’i.
7.51 Sizce arkadaşlar, nefsinize sorun, vicdanınıza sorun.
7.56 okuma yazma bilmeyen birisinin kitabı olabilir mi, bu kadar derinliği olduğu bir halde.
8.03 şöyle bir örnek verelim. Okuma yazma bilmeyen birisini bir adaya götürüyoruz ve diyoruz ki burada sana 124 milyon insan yollayacağız.
8.16 sen bunları eğiteceksin diyoruz. 124 milyon insan, gönderiyorsun süper ilim yapmışlar. Öğretmenleri kimdi bunların? Okuma yazma bilmeyen birisi. Herkes ne der? Bu işin içinde bir iş var der.
8.36 işte arkadaşlar bu işin içinde bir iş var. Bu ümmi bir zatın kitabı olamaz.
8.46 Yedincisi: Âl ve Ashâb namında (sahabeler) ve insanlığın, peygamberlerden sonra feraset ve dirayet ve kemâlâtla en meşhuru
9.02 sahabelerin en büyük özelliklerinden biri feraset (önseziş), dirayet, zeka var.
9.10 ve en muhterem ve en namdarı ve en dindar ve keskin nazarlı taife-i azîmesi, kemâl-i merakla ve gayet dikkat ve son derece ciddiyetle
9.30 bu zâtın bütün gizli ve âşikâr hallerini ve fikirlerini ve vaziyetlerini araştırıp ve teftiş ve tetkik etmeleri neticesinde,
9.43 Sahabelerle Peygamberimiz arasındaki muhabbetten size biraz bahsedeyim.
9.48 sahabeler ne diyor? Kemal, merak ve dikkatle.
9.53 peygamberlerimizin en gizli hallerinden tut, en aşikar hallerine kadar dikkat ederlermiş.
9.59 neden? Dinin membaı Kur’an-ı Kerim. Peki Kur’an-ı kerim’den sonra en sağlam kaynak? Hadis-i Şeriflerdir.
10.07 işte sahabeler arkadaşlar, bunun için Peygamberimize çok dikkat ederlermiş.
10.11 bu asırda sorulan sorular nedir mesela?
10.13 ya işte hep söyle helal dairesinin sınırlarında dolaşmak istiyor.
10.19 midye yesem helal mi, namaz kılıyorum da şu olur mu? Şu orucu bozar mı?
10.27 hep su tarz sorular soruluyor değil mi? Ama sahabeler nasıl soru soruyorlarmış biliyor musunuz?
10.35 Cenab-ı Hakk’ın razı etmenin başka yolu var mı? Daha fazla nasıl ibadet edebilirim?
10.38 nasıl imanımızı artırabiliriz? İşte bu minval üzerinden gittikleri için sürekli peygamberimize dikkat ediyorlardı.
10.45 çünkü peygamberimiz bir model. Yani Cenab-ı Hakk işte kulum gibi olmaya çalışın diyor tabiri caizse.
10.55 o yüzden sahabeler çok dikkat etmişler. Ya düşünebiliyor musunuz, peygamberimizin yemeğe tuzla başladığı detayını bile bilebiliyoruz.
11.06 yemeği nasıl yediğini, suyu 3 yudumda içtiğini en ince ayrıntısına kadar biliyoruz.
11.13 bu ne demek biliyor musun? Tuzu bile biliyorsak, sahabeler çok dikkat ediyormuş.
11.19 her haline dikkat ediyorlarmış. Bir peygamber, -haşa ve kella- hak peygamber olmasa bir falso verir değil mi?
11.40 kaç sene peygamberimizin peygamberliği?
11.41 yirmiüç sene boyunca bir günahı bile olmayan.
11.47 ve etrafındakiler çok dikkat ediyorlar. Ufacık bir yanlışı, bir günahı olsa, peygamberlerde günah olmadığı için davasının iptalini düşünecek etrafındakiler.
12.11 işte bizim böyle bir peygamberimiz var.
12.25 bakın ben İngiliz dili ve edebiyatı bölümü mezunuyum.
12.27 neyi tartışıyorduk biliyor musunuz? ‘İsa AS siyahi miydi, beyaz mıydı?’ bu bile bilinemiyor arkadaşlar.
12.33 o kadar az bilgi var ki. Ama bizim peygamberimize çok dikkat etmiş sahabeler.
12.38 bu zâtın dünyada en sadık ve en yüksek ve en haklı ve hakikatli olduğuna ittifakla ve icmâ ile sarsılmaz tasdikleri ve
12.58 kuvvetli imanları, güneşin ziyasına delâlet eden gündüz gibi bir delildir diye anladı.
13.06 peygamberimizin getirdiği sistemden de bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
13.13 peygamberimizin getirdiği sistem nefsin çok hoşuna giden bir sistem değil.
13.16 neden? Namaz var, oruç var, işte bir ay boyunca aç kalıyorsun. Günahlara giremiyorsun.
13.31 peygamberimiz, -haşa ve kella- gerçek peygamber olmasaydı, hiç böyle bir sistem getirir miydi? 23 sene buna uyacağı bir sistem.
13.46 zor bir sistem. Ne yapardı, kolay bir sistem, dünyevi bir sistem getirirdi.
14.00 ama getirdiği sisteme peygamberin uyması gerekiyor ilk, değil mi?
14.04 ne yapıyor Peygamberimiz. Namazlar, ibadetler hatta arkadaşlar o kadar çok namaz kılıyordu ki Efendimiz, ayaklarının altı yara olacak kadar.
14.13 var mı öyle namaz kılan?
14.14 ya hiç mantıklı mı bir düşünün ya. Bir yalancı peygamber çıkıyor haşa o kadar zorlu bir sistem getiriyor ki nefes alamıyorsun 23 sene boyunca.
14.26 Peygamberimizin bir dakikasının boş geçtiğine dair bir rivayet okumadım arkadaşlar,
14.33 bir sistem getiriyorsun, ve bu sisteme önce senin uyman gerekiyor ve zerre kadar hata yapma ihtimalin yok, bitirirler.
15.02 insan belki bazı şeyleri taklit edebilir ama 23 sene boyunca böyle doluyken, bir insanın –haşa ve kella- böyle bir sistem uydurması zaten aklın ve mantığın kabul etmediği bir şey.
15.18 işte bakın peygamberimizin, peygamberliğinin 3 tane delili.
15.27 birincisinde ne inceledik? Peygamberimizden sonra gelen, ümmetinin çok yüksek seviyede ilim sahibi olması. Evliyalar asfiyalar, tefsirlerin yazılması.
15.41 ikincisi sahabelerin onun her haline dikkat ediyor olması.
15.45 ve üçüncüsü de peygamberimizin getirdiği sistemin nefsin hiç hoşuna gitmeyecek bir sistem olması.
15.55 işte arkadaş böyle bir zat AS, böyle bir sistem getirip buna harfiyen 23 sene boyunca, bir tane günaha girmeden, bir dakikasını bile boşa geçirmeden uyduysa, bu onun getirebileceği, bir insanın kendi isteyebileceği bir sistem olamaz.
16.12 demek ki onun elinde zahir olan Kur’an-ı Kerim olan Allah’ın kelamıdır.
16.18 Peygamberimizin, peygamber olduğunun delillerinden bin tanesinden 2-3 tanesini inceledik.
16.29 devamı Risale-i Nur’da.
16.30 El Fatiha

Anahtar: fatih yağcı, fatih yağcı sohbetler, islamiyet, sözler köşkü, risale-i nur, kur’an sohbeti, hz muhammed, son peygamber, dini sohbet, incil, tevrat,

Allah c.c Bizleri Neden İnatçı Yaratıyor ?

Allah c.c Bizleri Neden İnatçı Yaratıyor ?

1.dersimizin iki tane konusu var.birinci konusu;cenab-ı hak bize bi çok özellik vermiş duygular vermiş karakteristik özellikler vermiş bunları hangi yönde kullanıcaz yani bunlar tamamen ; mesela inat duygusu kötü bi duygu mu ,napılabilir bunu ele alıcaz bizde ki kabiliyetleri inşallah böyle yönüne yerleştircez ve hayıra hizmet edicek..

Devamında da nasihat edenlerin bu asırda nasihatlarının tesirsiz kaldığının üstad sebebini söyleyecek. Demi yani bakıyosrsun baban annen o okadar çok sana nasihat ediyor ki günde belki 30 kere nasihat nasihat nasihat ama bakıyorsun bunların birçoğu tesir etmiyo neden tesir etmiyo yani babalar bakıcak dersi dinlerken dicek ki ” ya benim nasihatım niye tesir etmiyomuş bi öğreneyim” dicek.Çocuklar dicek ”babamın nasihatı neden tesir etmiyo.” onun sebebini öğrencek çok kıymeti bi ders..
bismillahirrahmanirrahim..
İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep dört tane özellik saydı ve hâkezâ şedit hissiyatlar (duygular) umur-u uhreviyeyi (ahireti) kazanmak için verilmiştir.Sende ki bu inat duygusu ahireti kazanmak için hırs ahireti kazanmak için endişe-i istikbal(gelecek endişesi) hep bunları ahireti kazanmak için cenab-ı hak bize vermiş..Ama doğru yerde kullanırsın yalnış yerde kullanırsın..O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye(dünyevi işlere) tevcih etmek(yönlendirmek), fâni ve kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek demektir.Şöyle düşün; kırılacak burda bir şişe var normal bildiğin cam şişe..Buna getirip bir milyon dolar verirmisin? vermezsin yani o paraya değmez..İşte bizdeki bu kabiliyetleri çok kıymetli kabiliyetler bunlar he. Hırs inat gelecek endişesi bunları dünyevi şeylere dünyayı kazanmak için kullanırsak sadece aynen cam şişeye bir milyon dolar vermek gibi.Sende ki bu kıymetli özellikler bu karakterler ahireti kazanmak için verilmiştir.Aşk, şiddetli bir muhabbettir.düşünün yani aşk kelimesinin içini dolu söylüyorum kendisini aşkı için paralayan insanları düşünün kalbinde o duyguyu çok yoğun hissedn insanları düşünün Üstadımız diyor ki ”çok şiddetli bir sevgidir” diyor Fâni sevgililere müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini yani aşık olan kişiyi daimî bir azap ve acı bırakır. Veya ikinci şık o mecazî mahbup(sevdiği sevgilisi) , o şiddetli sevginin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder. yani o yoğun sevgiyi düşünün o aşkı düşünün. Napıyo o seven kişi bakıyo ”ya bendeki bu yoğun sevgi yoğun aşk buna değmiyo ki neden?
E fani ölcek gitcek yaşlancak gözelliği gitcek e bende ölcem demekki bu kadar şiddetli bi duygu bu kadar geçici bir cam şişesine verilmez.Acaba sonsuz sevgili yokmu ki O’nu sevelim aşkım hiç bitmesin ne ben öleyim ne ben biteyim ne o bitsin dedittiriyor.
İnsanda arkadaşlar binlerce hissiyat duygular var bunun gibi yani aşk sadece bunlardan bak bitanesiydi.Herbirisinin aşk gibi iki tane mertebesi var;biri mecazi biri hakiki mesela gelecek endişesi hissi herkeste var.Nasıl var? işte düşünüyorsun işimden kovulursam nolur beş altı sene sonra nolcak işte emekliliğiim gelecek mi çocuğum okuldan mezun olabilcek mi? çocuklar gençler düşünüyo ya işte karne zamanı geliyo babamla napcam ne dicem de mi ?Bi ton şey düşünüyorsun gelecek endişesi herkeste var az yada çok..
Şiddetli bir surette yani aşırı bişekilde endişe ettiği vakit bakar ki, o endişe ettiği istikbale (geleceğe) yetişmek için elinde senet yok. garanti yok.Hem rızık cihetinde bir taahhüt(garanti) altında ve kısa olan bir istikbal, o şiddetli endişeye değmiyor. Ondan yüzünü çevirip, kabirden sonra hakikî ve uzun ve gafiller hakkında taahhüt altına alınmamış bir istikbale(geleceğe) teveccüh eder.işte bu histe böyle kullanılcak arkadaşlar napcaz ne hakkında endişe edicez? ahiret hakkında dimi? ya benim nolcaz geleceğim nolcak napcam ben cehennem var kabir hayatı var hazır mıyım hayatımda bir sürü günah var geçmişteki günahlarım acaba temizlendi mi?
nolcak bunun telaşında olmamız lazım endişe-i istikbal ya sana bişey desem veya sana diyim dur şimdi bu söylüceklerimi gerçekmiş gibi düşün önümüzdeki hafta babn işten kovuluyo ve işinden bi ton borcu kalmış evinize haciz gelcek kardeşim bunu gerçekmiş gibi düşün.Evin içinde ne varsa senin eşyalarında dahil elbiselerinde dahil evde dahil arabada dahil elinizde ki herşey çıkacak ve vücudunda geçen hafta hastaneye gitmişsin hepatit-B virüsü bulunmuş gidicisin yani bak adam kara kara düşünüyo.. niye? endişe-i istikbal hissi var.Bide bunun gerçek olduğunu düşün oo bir hafta boyunca bir saat uyuyamazsın nasıl insan buna dayanır ya dimi şimdi biz endişe etmicez mi geleceğimizden böyle bişey mi çıkıyo hayır yani bunu abartmıcaz çünkü bu tevekküle ters bi özellik.
Napıcaz cenab-ı hak bazısına çok verir bu endişe özelliğini ardkadaşlar bu endişe özelliği çok olan insan bunu ahirete yönelik kullanırsa varya çok samimi söylüyorum evliyo çünkü endişe naptırır insanı harekete geçirir.. Endişe ediyosun ya yarın nolcak ne olcak ne bitcek kabir cehennem günahlar günahlar hatırına geliyo nasıl temizlenebilirim hemen açıcaksın ellerini tövbe ediceksin kalkıcaksın namaza teheccüde kalkıcaksın bak endişe seni nerelere getiriyo?
şimdi sana soruyorum endişe gelecek endişesi kötü bi özellik mi kardeşim? Güzel bi özellik dimi kardeşim? hayırlı kullanılırsa güzel bi özellik..
Hem mala ve câha karşı şiddetli bir hırs gösterir. hırs ya bak söylenişi bile kötü gibi duruyor dimi ..hırs özelliğini dünyada değilde ahirette kullanırsak meyveleri ne olur
Hem mala ve câha karşı şiddetli bir hırs gösterir. Bakar ki, hırs ne demek biliyosun dimi kardeşim bir şeyi elde etmekuğrunda çok yoğun bir mücadele verip elde edemediğinde de kendini paralamak demek Bakar ki,(Geçici ) muvakkaten onun nezaretine verilmiş o fâni mal ve âfetli şöhret ve tehlikeli ve riyâya medar olan câh(makam), o şiddetli hırsa değmiyor.
düşün kardeşim ya çeşme de sahilde bir tane villan var şaton var içeride oturuyosun şömineni yaktın pufuduk koltuğunada oturdun orda keyif veriyosun etrafında ki eşyaların değeri on trilyon evin değerine paha biçemiyosun. düşün şöyle bi etrafına bak o zengin adam sensin. Bakıyosun çok hırs yapmışsın mücadele vermişsin kendini paralamışsın o kdar mal elde etmek için çok yoğun çalışmışsın geceleri uykusuz kalmışsın bakıyorsun etrafına bunların hepsi fani hepsi gitçek bende gitçem bakıyosun koltuğa bakıyosun LCD ekrana ya çok anlamsız gelmiyo mu arkadaşlar ben bunun için mi kendimi paraladım yani kırılacak bir şişeyi elde etmek için kendimi paraladım o şişe kırılıyo.Bir şişe için bir milyon dolar verilmez arkadaşlar.
Yani hırs özelliğini dunyaya kullanıyorsa bi insan yani bunu tabi aşırısından bahsediyorum bu tamamen bi enayilik arkadaşlar çünkü elinde durmmuyo ki hani alsan elinde dursa hiç ayrılmasa sonsuz olsa tamam eyvallah istediğin kadar çaba yap istediğin kadar hırs sarf et ama bir gün geliyo kırılıyo şimdiye kadar gelenlerin hepsi kırılmış gitmiş demekki sende öleceksin.Evet Başka duygularıda buna ekleyebiliriz -mesela korku duygusu hakkında ne düşünüyosun güzel mi sence
-güzel değil
-güzel değil?
-kullanışına bağlı
allah korkusu kardeşim nasıl yola getiriyo iki cehennem anlatıyosun sabaha kadar namaz kılıyo
şimdi cehennem konusu olmasa tamam cennette insanı bi derece amele sevk eder allah rızasıda sevk eder ama cehennem tehtidi kur’an-ı kerimde cehennem ile ilgili yerleri okuyun büyük ihtimalle okumakta zorlancaksınız arkadaşlar çok böyle şiddetli azaplar var şimdi bu korkuyu düşününce noluyo hemen yola geliyosun korku özelliği güzel bi özellik ama dünyevi şeylere gereksiz şeylere korkmaya gerek yok cenab-ı hak niye bu duyguyu hani kendimizi bi takım şeylere karşı koruyalım diye vermiş.
Şefkat hissi nasıl? Güzel bi özellik dimi ama sen kafirlere karşı yazık o insanlara diyosan cenab-ı hak’tan daha fazla şefkat ettiğini zannedip hataya düşüyosun.
bütün bu hissiyatların bi kullanılma yeri var bide kullanılmama yeri dünya ve ahiret mutluluğu buna bağlı arkadaşlar.
Şimdi inat özelliği; İnat görünüşte ne kötü görünen bi özellik inatçılık ne anlıyosun inatçı deyince?
ne geliyo aklına
-sen geliyosun abi
-seni andırıyo abi
evet bende inatçı bir karakter özelliği var inatçılıkta kötü bi özellik gibi duruyo ama arkadaşlar öyle değil
-öyle abi
mükemmel bi özellik arkadaşlar “Hem meselâ, şiddetli bir inatla, ehemmiyetsiz, zâil, fâni umurlara karşı hissiyatını sarf eder. Bakar ki, bir dakika inada değmeyen bir şeye bir sene inat ediyor öyle deme böyle bi kitlendim mi adam böyle inada yok ya artık istediğini yap yani istediğini getir önüne istediğini teklif et artık kitlendi yani o işi yapacak Hem zararlı, zehirli bir şeye inat namına sebat eder.Bakar ki bu kuvvetli his öyle şeyler için verilmemiş ne için verilmiş kardeşim? ahiret için verilmiş
Ben ilk namaza başladığımda tabi arkadaş ortamımız alayı lafso napcan ne etçen oturuyon sağda solda yani ben çıkıp işte namaz kılcam demek bile zor geliyo üşeniyosun.Bende bir türlü beş vakit namazı oturtamadım dört vakit üç vakit gidiyo gidiyo gidiyo bende ki bu inat özelliğini devreye girdi hayırda kullanmak üzere.
dedim ki ben beş vakit namazı her türlü KI-LA-CA-ĞIM!
Böyle bi inat verdi cenab-ı hak ama çok şiddetli bi inat kendime ceza felan veriyorum eğer bir vakit namaz kaçırırsam akşamında bir günlük kaza kılacağım diye böyle kendi kendime böyle söz veriyorum yemin ediyorum.Yani bir günlük kaza deyince hemen öyle kılınmıyo arkadaşlar
işte arkadaşlar bende böyle bi başladım tabi vakit namazlar kaçıyo akşam kılıyosun bi günlük kılıyosun kılıyosun sonra nefis o konuda hizaya gelmesini çok iyi biliyo işte bu inat özelliğini bu tür şeylerde kullanırsak varya..
bakın arkadaşlar aynaya bakınca kendinizi evliya olarak görmüceksin çünkü evliya olarak görürsen evliya değilsin demek ama inşallah bi evliya olucaksın bir nur talebesi olucaksın çok önemli birşey hayatınızda bişeyler düşünün şimdi yapamadığınız amelleri bi düşünün ve inat duygunuzu bunu çok ciddi bi şekilde kullanın kilitlenin yani şeytan artık seni o kadar inatçı görsün ki yok ya bu konuna bu haytta dönmez demeye kadar gitsin yani inat özelliğide böyle devamında okuyalım şöyle;
İşte şu üç misal gibi insanlar insana verilen manevi cihazatı eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla kullansalar dünyada sonsuz kalacakmış gibi gafilane davransalar rezil ahlaka israfat ve abeziyete medar olur.
şimdi ikinci konu işte tahmin ederim ki nasihat edenlerin şu zamanda nasihatlarının tesirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki;
nasihatler neden tesir etmiyo?Ahlaksız insanlara derler ki nasihat edenler, haset etme kıskanma hırs gösterme düşmanlık etme inat etme dünyayı sevme yani karakterini değiştir gibi zahiren onlarca malayuktan yani uygulanmaz zorlukta ki teklifte bulunurlar yani düşünsene çok inatçı bir adam artık karakterine yerleşmiş diyosun ki inat etme düşmanlık etme hırs gösterme adam zaten karakter olarak hısrlı peki ne diceksin bunların yüzlerini bu özelliklerinin yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz.Mecralarını değiştiriniz hem nasihat tesir eder hemde dair-i ihtiyarlarında uygulayabilcekleri bir emr-i teklif olur işte bizde buna dikkat etçez çok inatçı! ya kardeşim inat etmeden olur mu ya inat etçeksin ama neye inat ediceksin ya şu fani şeylere düşünün ya bi arabaya bi eve sağa sol dünyevi şeylere inat etmeye değer mi bitiyo kardeşim arabanın modeli eskiyo araban bitiyo sen bitiyosun ölüyosun.
E inat ediceksen eğer bağlancaksan kilitleneceksen bişeye ahiretede aynı şeylere kilitlen tarzında bütün bu özelliklerini arkadaşlar ahiret yönüne çevirelim

 

Anahtar: inatçı, inatçı olmaz, inatçı olmak günahmı, inat etmek, neden inatçıyız, allah neden inatçı yaratıyor, inat, inat etmek, inat günahmı, fatih yağcı sohbetleri, fatih yağcı videoları, sözler köşkü, dini sohbet, islami sohbet, risale-i nur sohbetleri,

Hz Muhammed ( sav ) Peygamber mi ?

Peygamberimize İnanmayanlar Buna Ne Cevap Verecek

00 Birinci dersimizin konusu, Peygamber Efendimiz Muhammed AS’ın peygamberliği.
00.07 iki kısım inanç var. Biri taklidi, diğeri de tahkiki.
00.18 taklidi inanç ne oluyor? ‘Evet inanıyorum Peygamberimizin Allah’ın elçisi olduğuna’ delilin ve kanıtın nedir?
00.27 ‘yani inanıyorum’ herhangi bir araştırmaya dayanmayan imana taklidi iman deniliyor.
00.33 Zübeyr Gündüzalp abi konferansta diyor ki; “Bu asırda taklidi iman kurtarmaz”
00.39 bunu bir dipnot olarak verelim.
00.42 bir de tahkiki iman var.
00.43 hakiki iman. Bu araştırmacı ve sorgulayıcı bir iman.
00.48 burada herkes Peygamberimizin hak peygamber olduğuna inanıyordur. Peki herkes kendisine bir sorsun; ‘birisi bizim karşımıza çıksa dese ki neden inanıyorsun, gerçekten o hak peygamber mi, nereden biliyorsun Allah’ın elçisi olduğunu?
1.13 –haşa- kendisi yazmış olamaz mı?’ diye kendine sorduğu zaman afallıyorsak eğer, ikna edici bir cevap veremiyorsak , arkadaşlar, alarm!
1.17 sekerat vakti biliyorsunuz şeytan imanımızı almak için gelecek. Herhalde ‘abdestin farzı kaç’ diye sormayacak değil mi?
1.34 ne soracak? İmani konuları. İnşallah bu ders onun için açıklayıcı, imanımızı artıracak bir ders olacak.
1.49 Peygamberimizin Peygamber olduğunun delilleri binden fazla.
1.57 bugün sadece bir tanesini ele alacağız.
2.05 daha önce bir ders yapmıştık, bir yanda risale-i nur, diğer tarafta İncil vardı. Tabi herkes şaşırdı ben bunu söyleyince ‘neden incil’ diye.
2.16 Hüseyin-i Cisri isminde bir alim var. Bu alim alıyor İncil, Tevrat ve Zebur gibi eski suhufların hepsini alıyor önüne. Peygamber Efendimiz ne diyordu hadisinde, ‘o kitaplarda bana işaretler var’ diyordu.
2.28 Hüseyin Cisri de düşünüyor, diyor ki “peygamberimize bu kitaplarda işaretler vardı ama o kitaplar değiştirilmiş.
2.39 değiştirilmesine rağmen hala kalan bazı işaretler olabilir” diyor.
2.45 ve o kitapları incelemeye başlıyor ve 114 tane Peygamberimize dair işaret buluyor.
2.53 bunlardan sadece bir tanesi, Hz İsa AS diyor ki, “sizinle çok söyleşmem benim gitmem gerek. Bu alemin reisi gelecek çünkü” diyor.
3.09 bunun gibi birçok işaret var. Bugün de binden fazla delilden bir tanesini ele alacağız.
3.23 peygamberimizin okuma yazması var mıydı? Bakın burada bunu vurguluyor.
3.28 Bu Zâtın (peygamberimizin) ümmîliğiyle (okuma yazma bilmediği halde) beraber; getirdiği hakaik-ı kudsiye ve ihtira ettiği ulûm-u âliye (yüksek ilimler) ve keşfettiği mârifet-i İlâhiyenin dersiyle
3.45 Peygamberimizin dersiyle, tâlimiyle, mertebe-i ilmiyede en yüksek makama yetişen milyonlar asfiya-i müdakkikîn (araştırmacı İslam alimlerinden bahsediyor) sıddıkîn-i muhakkikîn ve dâhî hükema-i mü’minîn, bu Zâtın üssül-esas dâvası olan
4.11 (Peygamberimizin davası olan) vahdaniyeti (Allah’ın varlığını ve birliğini) kuvvetli bürhanlariyle bil’ittifak isbat ve tasdik ettikleri gibi,
4.20 buradaki önemli noktayı yakaladık mı arkadaşlar? Peygamberimizin bir ilim bilmesi falan onları geçin, okuma yazma bile bilmeyen bir insanken bir kitapla çıkıyor ve ne diyor?
4.35 Ey insanlık, bu kitap Cenab-ı Hakk’ın size göndermiş olduğu mesajıdır, diyor.
4.42 ve arkasından Peygamberimizin, sahabeler ve ta bu zamana kadar gelen evliyaları düşünün.
4.53 peygamberimizin ümmetinden o kadar yüksek ilim sahibi evliyaullah yetişiyor ki, tarifi mümkün değil.
5.02 bunlardan mesela bir örnek vereyim. Kur’an-ı Kerim kitabımız hakkında yazılan tefsir sayısı Üstad da buna değinmiş, 350 bin.
5.22 bir kitap kaç açıklaması var 350 bin mi? Hayır. 350 bin tefsir yazılmış, bu tefsirlerden bazısı 30 cilt, bazısı 40 cilt hatta 70 cilt olanlar var.
5.38 yani bu apartman kadar, kitap düşünün. Ne anlatıyor bunlar.
5.45 haşa ve kella. Ümmi bir adam okuma yazması olmayan bir adam onun kitabına benziyor mu arkadaşlar.
5.54 okuma yazma bilmeyen bir adam gelecek bir kitap yazacak. Sonra onun arkasından alimler o kitabı aça aça 350 bin tefsir yazacak.
6.01 ha demek ki bu Muhammed AS’ın kitabı değil. Bu Allah’ın kelamı.
6.08 Milyonlarca asfiya bunu yapmıştır işte arakdaşlar.
6.12 Kur’an-ı Kerim’i açıklamışlar. Evet bunlar tasdik ettikleri gibi
6.20 bu muallim-i ekberin ve bu üstâd-ı âzamın hakkaniyetine ve sözlerinin hakikat olduğuna ittifak ile şehadetleri,
6.27 gündüz gibi bir hüccet-i risâleti ve sâdıkıyetidir. (işte başlı başına bu bir delil)
6.36 Meselâ Risale-i Nur, ne anlatıyor kardeşim? İman hakikatlerini açıklıyor değil mi amazon ormanlarındaki yağmuru anlatmıyor yani.
6.48 hani bazen diyorlar ya Kuran okumuyorlar risale okuyorlar diye. Ben de bunlara öyle diyorum.
6.53 sanki amazon ormanlarını anlatıyor bu kitap.
6.55 Kur’an-ı Kerim’i anlatıyor, açıklıyor. Peygamberimizin peygamberliğini açıklıyor.
6.59 evet .. Mesela Risale-i Nur. yüz parçasiyle, bu Zâtın sadâkatının bir tek bürhanıdır.(bir tek delilidir)
7.10 Üstad Hazretleri açıklamış bakın biz de mütealalı dersler yapıyoruz. Bazen öyle imanlı dersler oluyor ki coşuyorsun böyle.
7.29 resmen imanın arttığını fark ediyorsun ve bu kitaplarda çok büyük derinlik olduğunu görüyorsun.
7.39 bu kitaplar Üstad Hazretleri ne diyor, sözlerin ne kadar güzelliği varsa Kur’an-ı Kerim’e aittir diyor.
7.43 bu kitaplar Kur’an-ı Kerim’in güzelliğinin çok perdelerden geçmiş gölgesinin gölgesidir arkadaşlar.
7.50 şimdi düşünün Kur’an-ı Kerim’i.
7.51 Sizce arkadaşlar, nefsinize sorun, vicdanınıza sorun.
7.56 okuma yazma bilmeyen birisinin kitabı olabilir mi, bu kadar derinliği olduğu bir halde.
8.03 şöyle bir örnek verelim. Okuma yazma bilmeyen birisini bir adaya götürüyoruz ve diyoruz ki burada sana 124 milyon insan yollayacağız.
8.16 sen bunları eğiteceksin diyoruz. 124 milyon insan, gönderiyorsun süper ilim yapmışlar. Öğretmenleri kimdi bunların? Okuma yazma bilmeyen birisi. Herkes ne der? Bu işin içinde bir iş var der.
8.36 işte arkadaşlar bu işin içinde bir iş var. Bu ümmi bir zatın kitabı olamaz.
8.46 Yedincisi: Âl ve Ashâb namında (sahabeler) ve insanlığın, peygamberlerden sonra feraset ve dirayet ve kemâlâtla en meşhuru
9.02 sahabelerin en büyük özelliklerinden biri feraset (önseziş), dirayet, zeka var.
9.10 ve en muhterem ve en namdarı ve en dindar ve keskin nazarlı taife-i azîmesi, kemâl-i merakla ve gayet dikkat ve son derece ciddiyetle
9.30 bu zâtın bütün gizli ve âşikâr hallerini ve fikirlerini ve vaziyetlerini araştırıp ve teftiş ve tetkik etmeleri neticesinde,
9.43 Sahabelerle Peygamberimiz arasındaki muhabbetten size biraz bahsedeyim.
9.48 sahabeler ne diyor? Kemal, merak ve dikkatle.
9.53 peygamberlerimizin en gizli hallerinden tut, en aşikar hallerine kadar dikkat ederlermiş.
9.59 neden? Dinin membaı Kur’an-ı Kerim. Peki Kur’an-ı kerim’den sonra en sağlam kaynak? Hadis-i Şeriflerdir.
10.07 işte sahabeler arkadaşlar, bunun için Peygamberimize çok dikkat ederlermiş.
10.11 bu asırda sorulan sorular nedir mesela?
10.13 ya işte hep söyle helal dairesinin sınırlarında dolaşmak istiyor.
10.19 midye yesem helal mi, namaz kılıyorum da şu olur mu? Şu orucu bozar mı?
10.27 hep su tarz sorular soruluyor değil mi? Ama sahabeler nasıl soru soruyorlarmış biliyor musunuz?
10.35 Cenab-ı Hakk’ın razı etmenin başka yolu var mı? Daha fazla nasıl ibadet edebilirim?
10.38 nasıl imanımızı artırabiliriz? İşte bu minval üzerinden gittikleri için sürekli peygamberimize dikkat ediyorlardı.
10.45 çünkü peygamberimiz bir model. Yani Cenab-ı Hakk işte kulum gibi olmaya çalışın diyor tabiri caizse.
10.55 o yüzden sahabeler çok dikkat etmişler. Ya düşünebiliyor musunuz, peygamberimizin yemeğe tuzla başladığı detayını bile bilebiliyoruz.
11.06 yemeği nasıl yediğini, suyu 3 yudumda içtiğini en ince ayrıntısına kadar biliyoruz.
11.13 bu ne demek biliyor musun? Tuzu bile biliyorsak, sahabeler çok dikkat ediyormuş.
11.19 her haline dikkat ediyorlarmış. Bir peygamber, -haşa ve kella- hak peygamber olmasa bir falso verir değil mi?
11.40 kaç sene peygamberimizin peygamberliği?
11.41 yirmiüç sene boyunca bir günahı bile olmayan.
11.47 ve etrafındakiler çok dikkat ediyorlar. Ufacık bir yanlışı, bir günahı olsa, peygamberlerde günah olmadığı için davasının iptalini düşünecek etrafındakiler.
12.11 işte bizim böyle bir peygamberimiz var.
12.25 bakın ben İngiliz dili ve edebiyatı bölümü mezunuyum.
12.27 neyi tartışıyorduk biliyor musunuz? ‘İsa AS siyahi miydi, beyaz mıydı?’ bu bile bilinemiyor arkadaşlar.
12.33 o kadar az bilgi var ki. Ama bizim peygamberimize çok dikkat etmiş sahabeler.
12.38 bu zâtın dünyada en sadık ve en yüksek ve en haklı ve hakikatli olduğuna ittifakla ve icmâ ile sarsılmaz tasdikleri ve
12.58 kuvvetli imanları, güneşin ziyasına delâlet eden gündüz gibi bir delildir diye anladı.
13.06 peygamberimizin getirdiği sistemden de bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
13.13 peygamberimizin getirdiği sistem nefsin çok hoşuna giden bir sistem değil.
13.16 neden? Namaz var, oruç var, işte bir ay boyunca aç kalıyorsun. Günahlara giremiyorsun.
13.31 peygamberimiz, -haşa ve kella- gerçek peygamber olmasaydı, hiç böyle bir sistem getirir miydi? 23 sene buna uyacağı bir sistem.
13.46 zor bir sistem. Ne yapardı, kolay bir sistem, dünyevi bir sistem getirirdi.
14.00 ama getirdiği sisteme peygamberin uyması gerekiyor ilk, değil mi?
14.04 ne yapıyor Peygamberimiz. Namazlar, ibadetler hatta arkadaşlar o kadar çok namaz kılıyordu ki Efendimiz, ayaklarının altı yara olacak kadar.
14.13 var mı öyle namaz kılan?
14.14 ya hiç mantıklı mı bir düşünün ya. Bir yalancı peygamber çıkıyor haşa o kadar zorlu bir sistem getiriyor ki nefes alamıyorsun 23 sene boyunca.
14.26 Peygamberimizin bir dakikasının boş geçtiğine dair bir rivayet okumadım arkadaşlar,
14.33 bir sistem getiriyorsun, ve bu sisteme önce senin uyman gerekiyor ve zerre kadar hata yapma ihtimalin yok, bitirirler.
15.02 insan belki bazı şeyleri taklit edebilir ama 23 sene boyunca böyle doluyken, bir insanın –haşa ve kella- böyle bir sistem uydurması zaten aklın ve mantığın kabul etmediği bir şey.
15.18 işte bakın peygamberimizin, peygamberliğinin 3 tane delili.
15.27 birincisinde ne inceledik? Peygamberimizden sonra gelen, ümmetinin çok yüksek seviyede ilim sahibi olması. Evliyalar asfiyalar, tefsirlerin yazılması.
15.41 ikincisi sahabelerin onun her haline dikkat ediyor olması.
15.45 ve üçüncüsü de peygamberimizin getirdiği sistemin nefsin hiç hoşuna gitmeyecek bir sistem olması.
15.55 işte arkadaş böyle bir zat AS, böyle bir sistem getirip buna harfiyen 23 sene boyunca, bir tane günaha girmeden, bir dakikasını bile boşa geçirmeden uyduysa, bu onun getirebileceği, bir insanın kendi isteyebileceği bir sistem olamaz.
16.12 demek ki onun elinde zahir olan Kur’an-ı Kerim olan Allah’ın kelamıdır.
16.18 Peygamberimizin, peygamber olduğunun delillerinden bin tanesinden 2-3 tanesini inceledik.
16.29 devamı Risale-i Nur’da.
16.30 El Fatiha

Anahtar: hz muhammet peygamber mi ?, hz.muhammet peygambermi, muhammet peygamber mi, son peygamber, muhammed peygamber mi ?

DUA’larım Neden Kabul Olmuyor ?

Allah Her Duaya Cevap Veriyorsa Duam Neden Kabul Olmuyor?

00.00 Bu dersimizde de duanın önemi üzerinde duracağız.
00.12 ve duayı nasıl yapmamız gerektiği üzerinde duracağız. Bir çok dua ediyoruz ve dualarımız kabul olmayabiliyor.
00.18 bu duaların kabul olması için yapmamız gereken bir dua çeşidi var mı?
00.23 Peygamber Efendimiz SAV nasıl dua ederdi?
00.26 Biz de onun gibi dua edelim ki Cenab-ı Allah dualarımızı kabul etsin.
9.30 bu makamda bir ders olacak. Önce duanın önemiyle ilgili birkaç yer okuyalım.
00.34 daha sonra da duanın nasıl yapılması gerektiğini ele alalım.
00.39 Burada ayet-i kerime ile başlıyor mevzu.
00.43 Ayetin meali: Cenab-ı Allah buyuruyor ki duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?
00.54 duanız olmazsa ne öneminiz var?
00.59 demek ki benim Rabbimin katında bir değerim olacaksa bu nasıl olacakmış?
1.05 dua ederek. Allah’a yalvararak.
1.10 işte bu şekilde ben Allah katında değer kazanıyorum. Hani namazlardan sonra selam verip kalkma gibi bir adetimiz varsa, bu ayet-i kerimeyi özellikle onun için de okuyorum.
1.21 ‘duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var’ buyuruyor Cenab-ı Allah.
1.27 demek ki dua dediğimiz olay çok önemli bir ibadet.
1.30 burada bir soru geliyor, bir ayet-i kerimeye atfen;
1.38 Cenab-ı Allah buyuruyor ki; Bana dua edin, size cevap vereyim.
1.48 soru sahibi de diyor ki; bir çok defa dua ediyoruz kabul olmuyor. Halbuki ayette ne diyor?
1.58 ‘Bana dua edin size cevap vereyim’
2.02 bir çok defa dua ediyoruz kabul olmuyor, ayette diyor, her duaya cevap var.
2.07 bakalım Üstad Hazretleri nasıl cevap verecek.
2.16 Cevap vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır.
2.19 Ayette ne diyor, her duayı kabul ederim diyor mu?
2.23 Her duaya cevap veririm diyor Cenab-ı Allah.
2.33 Her dua için cevap vermek var fakat kabul etmek hem tam istediğini vermek, Cenâb-ı Hakkın hikmetine tabidir.
2.44 Meselâ, hasta bir çocuk seslenir: “Ey hekim, bana bak.” Hekim “Buyur,” der. Ne istersin?” diye çocuğa cevap verir.
3.01 Çocuk “Şu ilâcı ver bana ” der. Hekim ise, ya istediğini aynen verir. Yahut onun faydası için ondan daha iyisini verir. Yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez.
3.26 Üç tane şık var yani. Şimdi hakikate geçiyoruz.
3.45 İşte, Cenâb-ı Hakk, sonsuz hikmet sahibi, hazır ve nazır olduğu için, kulun duasına cevap verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir.
4.01 Şimdi dikkat edin. Fakat insanın heveslerine göre değil. Hikmet-i Rabbani’nin iktizasıyla ya kulun dünyadaki isteklerinin ya aynısını veya daha iyisini verir veya hiç vermez.
4.28 herkesin bir duası vardır değil mi? Özellikle istediği, Allah’a her namazdan sonra yalvardığı, bir türlü kabul olmayan.
4.34 İşte bak burada diyor ki, senin için hayırlıysa Cenab-ı Allah aynen verir. Senin için daha hayırlısı varsa Cenab-ı Allah onu verir. Senin için bu işin olması hiç hayırlı değilse Cenab-ı Allah bunu hiç vermez.
4.49 Cevap vermek ne şekilde oluyormuş anladık değil mi?
4.55 senin arzuna, isteğine göre her şey olacak diye bir şey yok.
4.58 zaten benim için istediğim şey hayırlı değilse Rabbim ben onu istemiyorum.
5.04 Eğer beni cehenneme götürecekse, cehennemde milyonlarca sene yandıracaksa hayır vazgeçtim Allah’ım ben onu istemiyorum.
5.12 bana hayırlısını ver. Burada şimdi ilginç bir soru geliyor arkadaşlar. Birkaç kişi sordu bu soruyu.
5.24 ‘benim istediğim şey benim hakkımda hayırlı değilse şöyle dua edebilir miyim?’ diyor;
5.28 ‘Ya Rabbi bana istediğim şeyi ver, eğer benim hakkımda hayırlı değilse Allah’ım hayırlı yapıp öyle ver’
5.40 şeytanın bile aklına gelmez herhalde böyle bir şey değil mi?
5.43 nasıl oluyor ya yani hiç hayır demek yok kaçarı yok.
5.47 şimdi arkadaşlar bu soruyu şöyle ele alalım.
5.51 Cenab-ı Allah kainatta belli çarkları koyuyor değil mi? Mesela sen buraya Oğuz’la beraber geldin değil mi?
5.59 sizin tanışmanız bu çarklardan bir tanesi.
6.02 seni telefonla araması, senin vaktinin müsait olması, yani fabrikanın çarkları gibi her insanın etrafında çarklar düşünün.
6.09 ve birbiriyle bağlanmış. İşte buraya iki kişinin gelmesi, tanışması, onun bir iş arıyor olması diğerinin de bir işçi arıyor olması.
6.17 yani bütün bu puzzle, özellikle herkesin karşılaşacağı uyum içinde hayırlı bir şekilde hareket edeceği şekilde Cenab-ı Allah tarafından tasarlanmış.
6.41 bütün bu kaderin çarklarını Cenab-ı Allah koymuş ve senin hakkında da bir kader tayin etmiş.
6.46 senin bunu söylemen şu manaya geliyor; ‘Ya Rabbi bu puzzle, milyarlarca kişinin bir parçası olduğu bu yapboz benim için bozup milyonlarca kişinin kader programını değiştirir misin Allah’ım?’ demeye benziyor.
7.03 Yani ne oluyor bu tür dua etmek, hürmetsizlik oluyor.
7.06 Edepsizlik oluyor. Rabbim benim için hayırlıysa ver hayırlı değilse de hiç verme, demek, kestirip atmak lazım.
7.16 öteki türlü iş edepsizliğe giriyor arkadaşlar.
7.18 yani Cenab-ı Allah senin için ne takdir ettiyse o.
7.21 şimdi bakalım burada iki türlü duadan bahsediyor. Bir fiili dua var bir de kavli dua var.
7.31 fiili dua nedir? Ders çalışmak sınavı geçmek için bir duadır aslında.
7.35 kavli dua, yani ellerimizi açıyoruz ya o duadan bahsediyor.
7.43 bakalım bu duanın en güzel kısmı neymiş.
7.45 Eli yetişmediği bir kısım metâlibi istemektir.
7.48 Bunun en mühim ciheti, en güzel gayesi, en tatlı meyvesi şudur ki: Dua eden adam anlar ki, Birisi var
8.00 açıyorsun ellerini.. canın sıkkın.. musibetler problemler kimse seni anlamıyor.
8.05 çıkmaza girmişsin. Açıyorsun ellerini dua eden adam anlar ki birisi var.
8. 12 onun hâtırât-ı kalbini –kalbinden geçenleri- işitir, her şeye eli yetişir.
8.21 Yapamayacağı bir şey var mı Rabbimizin?
8.23 Her bir arzunu yerine getirebilir, acize merhamet eder, fakrına medet eder.
8.34 işte ellerimizi açıp onu hissetmemiz en tatlı meyve.
8.37 öyle birisine dayanıyoruz ki, yapamayacağı herhangi bir iş yok.
8.43 böyle birisinden yardım istemek. Ve senin sesini duyan, seni anlayabilen, senin arzularını yerine getirebilecek bir zatın olması.
8.52 işte insanları rahatlatan bu zaten.
8.56 El Fatiha

Anahtar: dua, dua etmek, dular neden kabul olmaz, kabul olan dualar, her dua kabul olur mu, fatih, yağcı, fatih yağcı

Tesettür Takmak

Tesettüre Girmek | Fatih YAĞCI;

Sözler Köşkünde ki Risale-i Nur sohbeti

Tesettür Konusunda Zorlanıyor Musun? İşte Reçetesi

Bu ders biraz ağır gelebilir arkadaşlar , özellikle ekran başındaki arkadaşların hoşuna gitmeyebilir.Çünkü nefsimize karşı cerrahi bir ameliyat yapıcaz , yatırıcaz nefsimizi masaya açık bir kalp ameliyatı yapıcaz ama bunu yaparkande narkoz kullanmayacağız biraz canımız yanıcak ama biliyosunuz ameliyatta insanların canı yansada sonra şifa bulunca daha iyi bir hale gelirler. Yani bu derste kim var ? Bu derste ekran başındaki arkadaşım var , ben varım , birde üçüncü birisi var …O da şeytan ! Üçümüz oturduk şuanda konuşuyoruz muhabbet ediyoruz . Tesettür Konusunda Zorlanıyor musun ? İşte Reçetesi Bu sohbetin başlığı inşallah bu olsun. Bize gelen mesajlardan okuyacağım yine bunlar şu : Ben dün veya evvelsi gün bir paylaşım yaptım dedim ki ‘ Arkadaşlar , tesettüre girmeye mani olan şey nedir ? Şeytan size neleri fısıldadı ? Yani ben erkek olduğum için bilemiyorum dedim . Ne söylüyor şeytan bende ona göre bir sohbet hazırlayayım dedim. Çok ilginç cevaplar geldi. Şimdi biraz esprili olanları okuyacağım , en sonda da daha ciddi olanlarını ele alacağız. Yani şunu okurken o kadar böyle yani sudan mazeretler göreceksiniz ki ; şunu diceksiniz : Ya hakkatten bi insan buna nasıl inanabilir ? Demekki şeytan var diyeceksiniz . Bak şeytanın varlığının ispatı yapılacak. Şeytan derken ablaları kastedmiyorum yani onlara vesvese verenleri kastediyorum. Yanlış Anlamayın .
Birisi demişki :
‘Saçını eskisi gibi savuramayacaksın’
‘Yazın sıcağında kısa kollu gezemeyeceksin ‘ şeytan bunları söylüyor .
‘Güzelliğini gösteremeyeceksin , bir eşarp çok pahalı zaten ‘
‘ Herşey bitti bumu kaldı? Önce namazını tam kıl Kuran’ ını oku ! ‘
‘ Sen niye kapanıyorsun ki ? Erkekler bakmasın’
Bak bu çok garip Annesi demiş :
Allah saçımızı örtmemizi isteseydi , saçımızı yaratmazdı ‘ Ablacım bu nasıl bir şeytan ?
Biride demiş ki :
‘Lise ve üniversitede başı açık öğrencilere dinimi anlatacağım için başım açık’ Geçmiş olsun ablacım
Birisinin annesi diyor ki : Fatih YAĞCI
‘Kızım ben yapamadım hevesimi alamadım ama kızım alsın.’ Bu çok var mesela ergenlik çağına giriyor kız. Hala annesi ona tesettürü söylemiyor neden ? Ben hevesimi alamadım . Bak sonradan açılsa daha kötü olur kız bi hevesini alsın zaten kapanır. Sanki hidayeti kendisi veriyor . Nerde hadis nerde ayet ? Peygamberimiz bunumu tavsiye ediyor? Peygamberimizin tavsiyesine mi bakcaz yoksa kendi aklımızın Mihenginemi vurcaz ?
Başkası ne demiş :
‘ Kapanmak önemli değil. Önemli olan kalbin temizliği ‘ Canım kardeşim ya Maşaallah
‘ Önemli olan saç dışındaki vücudun teşhir edilmemesi ‘

Şeytanı dinleyen bir nefis , kusurlarını hatalarını görmek istemez diyor. Ama biz göreceğiz ağabeycim ya hataysa hata ! Emir mi tesettür ? Emir . Ben şimdiye kadar tesettürsüz müydüm ? Evet . Ama sebeplerim …. Yok Kardeşim ! Ayet var açık. Ayette demiyor ki kendinizi yaşlı görüyorsanız bırakın . Ayette bu tarz ifadeler geçmiyor . Yani biz mert olucaz . Fatih YAĞCI Evet , ben bu günaha girdim. Çünkü işin şu boyutu var abi , iş kafirliğe bile gidebiliyor . Neden diyeceksiniz ? çok sert diyeceksiniz . şimdi ben desemki tesettürsüzlük yani açık gezmek bence yani sadece başım açık sonuçta bence günah değil desem ve bunun kuranda açık bir ayette geçtiğini bilsem . Allah muhafaza kuranın bir ayeti inkar olduğunda küfre yani inkar manasındaki küfre inkara kadar gidiyor ağabeycim . Biz ne dicez ? Abi evet günah . bende bu günahı işliyorum . Rabbim inşallah affeder diyerek ümitvar olucaz. Yani hatalı olduğumuz bilelim ki , eksik olduğumuzu bilelim ki , kendimizi düzeltme cihetine gidelim . Tövbe edelim , dua edelim . Bakın buradan okuyorum şimdi . Üstad hazretleri diyor ki : ‘ Tesettür fıtridir ‘ diyor . Yani insanın doğuşundan gelen bir özelliğidir kapanmak. Teseddürsüzlük fıtri değildir diyor ama bak şimdi dışarıya baktığın zaman boyle gözüküyormu ? Yani açık saçıklık normal , kapanmak anormal gibi gözüküyor. Öyle değil kardeşim ! Teseddürlü olmak insanın doğasından gelen bir özelliktir . Ama sana açık olmak fıtri geliyorsa fıtratımızda bir bozulma var demektir ki bize normal gelmeye başlamış.Bakalım ne diyor ? : ‘ Kadın ve Erkek ortasında gayet esaslı şiddetli münasebet , muhabbet ve alaka…. kadın ve erkek arasında ne var alaka var sevgi var münasebet var. Bu yalnız dünyevi hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor başka ne ihtiyaç var? Uhrevi ihtiyaç var ahiret var . Evet bir kadın kocasına yalnız dünya hayatına mahsus bir hayat arkadaşı değildir. belki sonsuz hayatta dahi bir hayat arkadaşıdır . Madem sonsuz hayatta dahi kocasına hayat arkadaşıdır. Elbette ! bakın Elbette sonsuz arkadaşı ve dostu olan kocasının Bak sonsuz görüşeceği kocasının nazarından gayri başka erkeklerin nazarını kendi güzelliğine çekmemek ve kocasını darıltmamak ve kıskandırmamak lazım gelir ‘ Bakın çok ilginç cümleler arkadaşlar . şimdi bir bayan açık giyindiği zaman ne oluyor ? Başka erkeklerde bakıyor . Yani tesettür niye var ? Setretmek örtmek demek , kadının güzelliğini örter. Kadının güzelliği eşine karşıdır . Bu sefer ne oluyor açık saçıklık olunca ? E sizde biliyorsunuz erkeksiniz sağda solda güzel bir bayan geçtiği zaman yani vücudunun açık olmasına gerek yok yüzü güzelse saçlarıda güzel ahenkle dans ediyosa yürüdüğü zaman , esnaf ne yapar abi ? Ya biliyorsunuz yani erkeğin fıtratını biliyosunuz . Siz gözlerini haramdan çeken kardeşimsiniz ama esnaf bakar ağabeycim ya. Normalde yani açık bir kadına günde yani hayati iştimadiye bir kadına günde 500 tane erkek bakıyor en az e şimdi bak düşün günde 500 tane erkeğin baktığı ve iyi niyetle de bakmıyorlar günde 500 tane insanın baktığı bir eş senin eşin olabilir mi ister misin ? hele açık saçıkta giyiniyorsa yani şeytan bu cihette kardeşimizi kandırmışsa demi yani fıtrat kabul etmiyor abi bu sefer ne oluyor bi sormak lazım ya kardeşim sen kocanın hanımı mısın ? Yoksa dışarıdaki bir sürü adamın mı ? Sen tabi ki diyeceksin ki evet benim bir tane eşim var benim güzelliğim ona. Başkası senin güzelliğine baksın istemezsin setredersin dersin. Şimdi noluyo millet hanıma bakınca koca ne oluyo kıskanıyor başka ne oluyor darılıyor yani demez mi adam yani senin güzelliğin benim içindi ? Yani benim görmem içindi! Ama bi çok insan görüyor ve bu benim hoşuma gitmiyor. Ya hoşuna giden Allah’ını seversen Hasan abi yaa , yanında hanımın var beraber geziyorsun hanımına bakmaları senin hoşuna gidermi ? eğer hoşuma gider ya ben öyle kötü düşünmüyorum sen kötü düşünüyorsun diyorsan , kusura bakma sen erkek değilsin . Erkek değilsin yani sen başka bir şey olmuşsun. E kadında istemez mi kocasına ona sahip çıksın başkaları ona baktığı zaman , başkaları ona kavga yapmaya geldiği zaman eşini korusun istemez mi ? Bütün kadınlar ister demi ? O zaman kardeşim güzleliğimiz sadece eşimiz için olacak başka erkekler için değil ama bakın , bizi aldatan ne abi ne kadar doğru söylüyorsun ya hakkatten bi kadın o zaman neden açılır saçılır ? Kardeşim ! Oyunda 3. Birisi var. Oyunda şeytan var. Beyazı siyah , siyahı beyaz göstermek istiyor. Aldatıyor, kandırıyor, uğraşıyor yoksa bir Müslüman hiç mümkün mü bu kadar bariz bir hakikatı göremesin ? Elbette mümkün değil. Başka bakın ne diyor : ‘ Fatih YAĞCI Madem mümin olan kocası, sırrı imana binaen onun ile alakası yalnız dünya hayatına hayvani ve güzellik vaktine mahsus geçici bir muhabbet sevgi değil belki sonsuz hayatta dahi bir hayat arkadaşıdır. ‘ Yani Ölüm gelicek , alıcak ne olucak ? inşallah ikinizde ehli cennet olduğunuz için sonsuz hayatta da beraber olucaksınız yani şurada 3 -5 senelik bir görüşme 30 40 senelik bir görüşme değil ki sonsuz bi hayat arkadaşı burada söz konusu . e bu durumda ne yapması lazım böyle görüşceksek sonsuza dek , darıltmamanız lazım birbirinizi , birbirinizi kıskandırmamanız laızm ki yani aradaki hürmet kırılmasın. 3. Hikmet : bir ailenin saadeti hayatiyesi ‘ mutluluğu ‘ koca ve karı mabeyninde arasındaki bir emniyeti mütekabie karşılıklı bir güven ve samimi bir hürmet ve muhabbet sevgiyle devam eder . Tesettürsüzlük ve açık saçıklık o emniyeti güveni bozar mı abi bozuyo o mütakabil muahabbeti ve hürmeti sevgiyi kırar bakın en büyük sıkıntı ne evliliklerde izmirde evlenen 3 aileden bir tanesi boşanıyormuş arkadaslar çok fazla yani bak burada üstad hazretleri işi çözmüş diyor ki evlilik karşılıklı güvenle devam eder diyor ama açık saçıklığa giden bi kadın tesettüre riayet etmiyen bi kadın ne oluyor o güveni kırıyo yani az önce verdiğim misali düşün senin eşin gidiyor çarşıya pazara geliyor ama o gün ona 600 700 800 tane erkek bakmış ve işin manevi boyutu var. Hani bazen böyle ruhi bunalımlar yaşarlar sıkıntılar ya niye bunlar oluyor ya kardeşim günde 500 600 kişi sana bakıyor onların günahının vebalini de boynuna yüklüyorsun belki ondan olabilir mi ? bi düşün bide 3 5 senesini 6 7 senesini açıklıkta geçiren bir kardeşimiz kaç kişinin vebaline girmiştir bir düşünmek lazım . Belki insan bunu bilinceye kadar mesul olmayabilir , şimdi fark ettiyse ama bunu şuan duyduğu halde kardeşlerimizde bir değişim olmuyorsa bir sıkıntı var demektir . Açık konuşmak lazım . Çünkü açık saçık giyinen 10 kadından ancak bir tanesi bulunur ki , kocasından daha güzelini görmediğinden kendini ecnebiye sevdirmeye çalışmaz . Bakın kadınlardan 10 da 9 u kocasından daha yakışıklı erkekleri görüyor. Şimdi arada bir güven olmazsa yani gençken o güven sarsılmış . Yani adam karısına bakıyor ama biliyor ki ona yani yüz binlerce erkek bakmış bu sefer ne oluyor ? Güveni sarsılıyor , hürmeti bak sevgisi diyor muhabbeti diyor azalır diyor kırılır diyor . Bu sefer azlıyor azalıyor azalıyor . Ne oldu şimdi ? Erkek de baktığı zaman diyor 20 kişiden diyor 19 tane diyor kendi eşinden daha güzel birilerini görebilir diyor. E ne yapıcak şimdi adam ? Kadın yaşlandı , buruştu ne yapıcak ? Arada bir tiyanet varsa . Yani ikisi bir birini Allah için sevmişse adam diyor ki. Fatih YAĞCI Bu diyor bu eşim varya diyor benim sonsuz hayatta bir arkadaşımdır ve sonsuz bir gençliğimiz var diyor. Ben harama girmeyeceğim diyor. Daha yakışıklılarını da görüyor hanımı da , ona ne yapıyor ? Oda işte bu güvenden dolayı dışarıya gidip ahlaksızlık yapmıyor ! Tesettüre giriyor bakın ne kadar güzel uslüplar arkadaşlar. Mesela bakın en büyük vesvese ne bayanların bu konuda evlenememe değil mi arkadaşlar yani ben eğer başımı kapatırsam güzelliğim azalacağı için beni beğenmezler bende evlenemem . halbuki biz her şeyin kontrolünü cenabı hakkın elinde olduğunu biliyoruz değil mi? kardeşim burda diyor ki en serseri ve asri bir genç dahi hayat arkadaşını namuslu ister. Doğrumu kardeşim ? bak en en günahkar git şurda adamı çıkar desen ki ya sen namussuz daha önce bir sürü günahlara girmiş zina yapmış birisi ile evlenir misin ? kesinlikle ve kesinlikle hayır der yani temiz birisi olsun der e o zaman bu temizlik tabi kardeşlerimiz temiz ama daha daha temiz olmak adına tesettüre girmek dindar bir erkek için aradığı şart mı arkadaşlar aynen öyle buna bakar abi dindar bir adam buna bakar haa eğer ben dindar birisiyle evlenmek istemiyor ehli dünya olsun zampara olsun çapkın olsun eski hayatı kötü olsun biraz eğlenelim gülelim ne bu dindar adamlar çok sıkıcı hani böyle mesajlar var ya. E o zaman kardeşim tamam açıl saçıl ama şunu bil ki sen nasıl giyinirsen sen dinine ne kadar dikkat edersen büyük bir ihtimalle sana da öyle biri gelecek eğer sende ehli dünya birisiyle evlenmek istiyorsan açık giyinmen gayet normal çünkü oda böyle birisini arıyor sende böyle birisini arıyorsun ama şunu bil ki sen çirkinleşeceksin ve erkeğin şehveti daha uzun yıllar devam ettiği için sen çirkinleşince senden daha güzel bayanları gören bu erkek afedersiniz kusura bakmayın gidicek dışarıda zamparalık yapacak seni aldatacak ve sende aldatılan bir kadın olacaksın ama bir şey yapamayacaksan çünkü boşansan başka biriyle evlenecek durumda değilsin çaresiz kalacaksın. Evet mazeretlere devam edelim “güzelliğimi sergilemek istediğimden dolayı kapanamadım. ” belki bu ortak bir sıkıntı güzelliğimi şey yapacak dahada düşürecek güzel olmayacağım koca bulamayacağım kardeşim nasip diye bir olay var bakıyorsun ya Allah’ım on numara yakışıklı demi Hasan abim mesela ama bakıyorsun adam evlenemiyor nasip hani bazen böyle kilitlenir ya bakıyorsun çok güzel bir bayan arkadaşımız yok evlenemiyor ama bakıyorsun bazen hiç yakışıklı olmayan bir arkadaşımız çok güzel bir hanımla da evlenebiliyor ve bakıyorsun vay be diyorsun demek ki nasip diye bir olay var Allah nasip edecek e sen Rabbimin rızası için kapansan Rabbim sana nasip çıkarmaz mı bunlar hep şeytanın oyunundan başka birşey değil . birde en büyük sıkıntılardan biri şu küçük kardeşimiz bunu söylüyor ” çevrem ne der arkadaşlarım ne der okul ne der birde sonradan açıldığımı düşünsene offf ” ya kardeşim bırak el alem ne der Rabbin ne der ? Rabbin sana helal olsun kulum der mi demez mi biz bu dünyaya bir sebep için geldik Rabbimizin rızasını kazanmak için geldik onun dışındakiler ikinci derecede o yüzden ne yapacağız kardeşim Rabbim bütün dünya benim tersime dönse karşı çıksa niye tesettüre girdin ailemize yakışıyor mu nene gibi olmuşsun dese alay etse de Rabbim ben bunları kaale almayacağım çünkü ben bu dünyada Rabbim senin rızan için çalışıyorum senin rızanı kazanmak istiyorum tesettüre girdiğimden dolayı okuldan atsalar , kariyerimden olsam , ailem beni terslese , yalnız başıma kalsam tek başıma kalsam parasız pulsuz sokaklarda kaldırımlarda da yatsam Rabbim benim için tek birşey var senin rızanı kazanmak , ben senin rızanı kazanayım da gerisi ne olursa olsun , öteki tarafta derim ben senin emrettiğini yaptım diğer sebeplerde çok kötü gelişti ben senin rızan için girdim beni affet Rabbim derseniz Rabbim’de sizi kabul eder inşallah böyle bişey arkadaşlar akla mantığa yatmıyor mu ya yani bir bayanın şu şeytanla olan mücadelesinde çok zor mu ne bu mazeretler ya işte güzelim şöyle olur böyle olur ya geç bunları geç ayet ne diyo biz kimiz ki ya kafamıza göre mazeretler uyduruyoruz ayette var mı hadis de var mı açılabilirsiniz yok Allah’ım bu emri biz onun rızasını kazanmak istiyoruz ya istemiyor musunuz kardeşim gideceksiniz cennet-ül fridevse orada sonsuz bir hayat peygamberlerle görüşüyorsun Adem aleyhi selam Yusuf aleyhi selam Yakup aleyhi selam İsa aleyhi selam Hz. Muhammed Mustafa aleyhi selamı görüp şöyle bir doyasıya sarılmak istemiyor musun sonra perdelerden geçip alemlerin Rabbi olan bütün güzellikleri olan hepsinin yaratıcısı olan Allah’a karşı karşıya gelip Rabbim onu ağzından bağırın çıktığı kadar bağırıp Rabbim demek istemiyor musun herkes bunu ister bunu istiyorsan kardeşim bu dünyada bir bedeli var yapmamız gereken şeyler var ha bunu dinlersin dersin evet abi ben gidiyorum sohbeti biran önce bitir atacağım seccadeyi takacağım eşarbımı okul ne der ailem ne der umurumda değilsiniz benim umurumda olan alemlerin Rabbi olan Allah’tır . onun izni olmadan hiç birşey gerçekleştiremezsiniz hiç bir şey yapamazsınız onun izniyle gelirse imtihanda baş göz üstüne ben seccadeyi atıyorum eşarbımı giyiyorum bundan sonra artık hazreti Meryemin yolunda yaşayacağım bunu demeli ha bunu dersin veya demezsin girmeyeceğim tesettüre dersin ya dersin Allah’ın emri girmeyeceğim tesettüre girmeyeceğim benim bir sürü mazeretlerim var orada yazmayan mazeretlerimde var şu nefsimle mücadelemle yapamıyorum ha bunları yaparsan sen bilirsin ama benim içim çok rahat ben derim Rabbim ben vazifemi yaptım ekranları başında mütesettürlü kardeşlerimize elimden geldiği kadar bütün haybetimle anlattım çabaladım ama Rabbim onlar dinlemedi sen şefkatinle muamele et diye elbette inşallah dua ederiz Rabbimiz bize o hakkı verirse evet şimdi bir kardeşimizde şöyle yazmış yorumlara ben sadece 2 yılı kapalıyım hayatımın 19 yılını tesettürsüz geçirdim ama bu 2 yılın o geçen 19 yıldan alamadım diyor evet şu mesajı da bir okuyayım arkadaşlar gerçekten çok hoş bir mesaj belki tüylerinizi diken diken yapacak çok samimi mesaj Ayşegül diye bir kardeşimizden bakın ne yazmış ” Selamın aleyküm iyi geceler Serkan abi rahatsız ediyorum ama sabahı bekleyemedim tam yarım saat önce kapanma kararı aldım bunda payınız çok büyük özellikle sizin ateist bir gençle röportajınızın sonunda şöyle dediniz ” ya ölürsen kardeşim ” gittin ya bir saat sonra öleceksin 15 dakika sonra öleceksin cenabı hak günahkar ve kusurlu bir gencin eliyle sana son bir teklif yapıyor bakalım tesettürlü mü gideceksin tesettürsüz mü gideceksin bunun imtihanını vereceksin ya ölürsen kardeşim demiştin ya işte bu cümle beni kendime getirdi ya ölürsem ayşe dedim ve yarın okula kapalı gideceğim inşallah Allah razı olsun ve son olarak şunu demek istiyorum ki şu anda o kadar mutluyum ki bacaklarım hala titriyor ve heyecandan uyuyamıyorum Allah bin kere razı olsun tekrardan şimdi okurken bile insanın tüyleri diken diken oluyor yaa kardeşim istersen sende bir Ayşegül olursan sende Rabbinin rızası yolunda koşturursun Rabbim ben senin rızan için tesettüre girdim dersin veya dersin ben girmek istemiyorum dersin ama şunu bilmenizi özellikle istiyorum ki tesettürlü insanlar mutsuz yaşamıyor böyle bir vesveseden kurtulun yani tesettürlü bir kardeşimiz hayatından keyif alarak helal dairesinde gayet güzel bir yaşantıya sahip olabiliyor eğer sıkıntı varsa tesettürsüz birisinin otuz – otuz beş – kırk yaşına geldiğinde eğer düşündüğü zaman o veballeri düşündüğü zaman bu sohbeti bu teklifi uygulamaması durumda olacaktır bu sıkıntılar bu problemler. Son olarak da şunu söyleyelim belki tesettüre gireceksin atacaksın birazdan seccadeyi Rabbim diye bağıracaksın ve apartmandaki herkes bunu duyacak belki de girmeyeceğim diyeceksin ama şunu özellikle bilmenizi istiyorum hayatınızda yaşarken tesettüre girmezsek bir gün gelecek öldüğümüz zaman beyaz kefene, tesettüre bize her türlü sokacaklar.

Anahtar: Tesettür, tesettür giyinmek, tesettür takmak, tesettürlü kızlar, türban, türban takmak, örtünmek, tesettür ayeti, türban ayeti, kapanmak ayeti, sözler köşkü, fatih, yağcı, fatih yağcı sohbetleri, fatih yağcı sohbetleri, dini sohbetler, islami sohbetler,