Fatih YAĞCI | Günah İşlemek

By | 16 Şubat 2015

       Fatih YAĞCI | Günah İşlemek

Her bir Günah içerisinde “KÜFRE” giden bir yol var.!

Günaha Engel Olamıyor musunFatih Yağcı

Evet beyler ikici lema. Burayı bayadır yapmıyorduk. Eyyub as.ın kıssasını biliyor musunuz? Nasıl bir peygamber? Hangi özelliğiyle biliniyor? Sabrıyla biliniyor değil mi arkadaşlar? Eyyub as.pek çok yara bere içinde epey müddet kaldığı halde o hastalığın azim mükafatını düşünerek kemal-i sabırla tahammül edip kalmış. Bakın.. buraya kadar tamam mıyız? Epey müddet o yaralarla kaldığı halde ne yapıyor? Sabrediyor değil mi kardeşim? Sonra yaralarından tevellüt eden kurtlar; artık o dereceye geliyor ki yaraları kardeşim kurtlar çıkmaya başlıyor. Kalbine ve diline iliştiği zaman Allah’ı zikredemediği için marifeti ilahyenin yeri olan abliyle Allah’ı diliyle Allah’ı zikredemediği için Allah’a iltica ediyor ve şifa istiyor. Ama o zamana kadar sabrediyor. Şimdi, Eyyüb as.ı bir düşünün arkadaşlar.. düşünün bak toplum içine bile çıkamayacak kadar yaralar berelerle dolu. Her yerinde yaralar, bu vaziyette ve Allah’a sabretmeye devam ediyor. Bizim başımıza iki tane musibet geliyor değil mi? Ne yapıyoruz? Allah muhafaza.. isyana kadar gidebiliyor. Hemen “ya ne oluyo böyle? Neden hep beni buluyo? Neden millete musibet sıkıntı gelmiyo? Neden hep bana?” içimizde bu duygular oluşmaya başliyo. Bakın.. çok ciddi bir sabır var. Çok samimi söylüyorum. Eyyüb as.ın yara berelerine burada bir kardeşimiz girse isyan edip İslam dairesinden çıkar belkide çok ağır imtihan. Biliyorsunuz insanlığın en cok sıkıntı çekenleri kimler arkadaşlar? Peygamberler diyo değil mi Bediüzzaman hz.leri. Bak insanlığın en çok sıkıntı çekenleri Peygamberler. Neden ? bi düşünün bakalım. Neden en çok musibetleri Allah O’nlara yağdırıyo? Halbuki mübarek insanlar, dindar insanlar, Allah’a yakın insanlar, Allah’ın onlara –hani argo tabirle “kıyak geçmesi” gerekmiyor mu? Neden en çok sıkıntıyı çekiyor bir düşün bakalım. Burada öyle ders dinlemek yok. Beyin fırtınası yapıyoruz. Beraber işliyoruz Risale-i Nur’dan dersleri. “insanlığa örnek olsun diye..” güzel, evet.. “mertebeleri artıyor..” tamam, bizim de mertebemiz artsın kardeşim bize niye gelmiyor demiyor musun mesela? Allah sana şimdi burada musibetlerini belalarını yağdırsın diye dua etsem, herkes “amin” dese hoşuna gider mi mesela? Arkadaşlar.. neden en çok onlara geliyor biliyor musunuz? Çünkü en çok tahammül gücü ve sabır onlarda var. Onlara gelecek bir imtihan, taifte taşlanan Hz. Muhammed as’a gelecek bir imtihan bize gelse Allah muhafaza kaldıramayız. Ayette ne diyor Cenabı Hak, “ la yukellifullahu nefsen illa vus’aha” “biz kaldıramayacağı yükü kimseye yüklemeyiz.” Abi o zaman neden intihar ediyolar? Kardeşim.. kaldırabileceği yük. Ama kaldıramadığını zannediyor. Cenabı Hak ne yapıyo;? Herkese bir takım özellikler veriyo bir takım imtihanlar veriyor. Herkes imtihanını geçecek kadar güç sahibi. Allah tarafından bu verilmiş. İşte peygamberler böyle arkadaşlar. Peki.. bediüzzaman hz.leri sizce bunu niye anlattı. Bakın mesele nereye geliyor. Hz. Eyyüb as.ın zahiri hastalıklarının mukabili, karşılığı, bizim Batıni ve ruhi ve kalbi hastalıklarımız vardır. Hastamıymışsın abi sen? Yaralar var mıymış sende? –Evet. Hiç gözükmüyor. Ağzın yüzün düzgün maşallah. Nerede yaralar bereler Rıdvan? Bak diyor ki biz daha hastayız diyor. Ha bizim yaramız dışımızda değil. İçimizde. Peki hangisi daha tehlikeli şimdi bi düşünelim. Uğur, iç daha mı tehlikeli? E kardeşim dış daha tehlikeli değil mi? İnsanlar yüzüne bakmıyor ya.. ha.. dış yaralardan dolayı Allah seni cehennemine atmaz. Ama iç yaralarından, içini mahvettiğin için ruhunu perişan ettiğin için cehennemi boylaya bilirsin. Ha sonsuz hayatı tehlikeye atmak daha tehlikeli. Bak diyo ki içi dışa dış içe bir çevrilsek Eyyüb as.ın dışı içine, veya bizim için düşünelim.. bizim içimiz dışımıza çıksa içimizdeki yaralar dışımızda gözükse Yusuf, Eyyüb as.dan daha fazla yaralıyız. Çünkü, işlediğimiz her bir günah, günahkar mısınız kardeşim? Var mı burada günahsız. Bak yok diyor. Çocuk çünkü. Kim dedi onu? Günahsız mısın sen? Kralsın be kanka..len hiç bu çocuğu düşünmüyorum ben.. işlediğimiz her bir günah, günahkar kardeşlerim, siz hariç, işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalp ve ruhumuzda yaralar açar. O yüzden arkadaşlar bu günahlar ne yapmış bizi? Kalp ve ruhumuzu perişan etmiş. Şu anda aslında yara bere içindeyiz. Hz. Eyyüb sa.ın yaraları kısacık hayatı dünyeviyesini tehdit ediyordu. Bizim manevi yaralarımız neyi tehdit ediyor? Pek uzun olan hayatı ebediyemizi sonsuz hayatımızı tehdit ediyor. O münacatı Eyyübiye, münacat etmiş ya Eyyüb as., Allah’a yalvarmış yakarmış ya, o hazretten bin defa daha muhtacız. Şimdi bi cümle geliyor. İlk başta itiraz etçeksiniz, sonra kabul edeceksiniz. Bu cümle hakkında on cilt kitap yazsanız yazabilirsiniz. “ Her bir günah içinde, inkara giden bir yol vardır.” Mesela ne diyelim günah.. gıybet.. “bir gıybetimiz var abi diyosun. Gıybet gibi senin basit gördüğün bir günahta bile ne varmış Abdullah, küfre, Allah’a inkara götüren bir yol vardır. Gelirken on numara bir kız gördün, şöyle yan taraftan baktın ya kardeşim, onun içinde seni ateist yapmaya götüren bir yol vardır. Ya bu böyle çok muazzam bir iddia. Hani bu iddiayı yazıp sebebini söylemesen adam şüphede kalır. Ya ne demek ya.. len bi günaha girdik, ne ataisti, Allah ı mı inkar ettik. Hem ben Allah ın varlığına inanıyorum. İmanım var diyorsun değil mi? Bakın, zaten o günaha girince ateist oluyorsun demiyor. Yavaş yavaş diyor, oraya doğru gidiyorsun diyor. O günah, istiğfar ile, tevbe ile çabuk imha edilmese, kurt değil, küçük bir yılan gibi manevi yılan gibi kalbini ısırıyor. Nasıl oluyo bu mesele? Mesela, utandıracak bir günahı, gizli işleyen bir adam başkasının bunu bilmesinden hicab ettiği, utandığı zaman, ne yapar? O kişinin, öyle ele alalım; utandıracak bir günahı gizli işleyen bir adam o günaha girerken Allah ın melaikeleri bunu görüyor mu? Görüyor. Sağımızda solumuzda melaikeler var değimli;? Ortamda da melaikeler olabiliyor. Burada binlerce melaike olabilir. Sen günaha girerken, mesela şu kardeşimize soralım, sen günaha girerken kardeşim Allah ın melaikeleri seni görüyor. Tamamıyız burada? Peki, açtın televizyonu seyrediyorsun açık bir şey çıktı ve bakmaya devam ediyorsun o sırada da melaikeler seni görüyor mu? Evet görüyor. Peki kardeşim, Allah, seni her an görüyor ve gözetiyor mu? Yoksa şöyle bir Allah a mı inanıyorsun Allah şu anda benle meşgul değil.” böyle bir Allah a mı inanıyorsun? Allah aynı anda her şeyi görüyor duyuyor biliyor, şu an senin aklından geçen var ya hani bana soru sormasın diye düşünüyorsun ya şu anda, onu bile Allah görüyor duyuyor her şeyden haberdar. şimdi düşünün arkadaşlar annen baban odada, açık bir şey çıktı, filime uygun olmayan bir sahne çıktı kumanda da sende. Ne yapıyorsun ? değiştiriyorsun. Neden? Anne babanın yanında utanıyorsun. Peki annen baban yanında yok,acaba; hani geçmiş hayatınızıda düşünün, acaba o kanalı değiştirmiyorsan şöyle bir soru sormaya hakkın var mı? Annenden babandan utandında alemlerin rabbi olan Allah’tan hiç utanmadın mı ki rahatçasına o günaha bakabildin? Şimdi bakın. Burada ne oluyo şu anda? Rahatsız oluyo insan. Günaha giriyosun. Günaha girerken Allahın melekleri var, Allah seni görüyor, Rasulullah as.ı Cenabı Hak haberdar ediyo, ve Rasulullah as.gibi senin için hayatını feda eden bir insanın hiç sevmediği bir şeyi yapiyosun ve utaniyosun, bu sefer inde bir duygu oluşmaya başlıyo, içindeki şeytan ve nefis diyor ki kardeşim keşke melekler olmasa, keşke rasulullah as olmasa görmese keşke Allah şu anımı görmese diye içinde bi duyg uyanmaya başliyo, daha çıkmıyo, uyanmaya başliyo neden? Rahatsın oluyo. E günahtan da vazgeçemiyo. E ne yapıcak? Günahtan da vazgeçemiyo. Vicdan azabı çekiyo, sıkıntı çekiyo, her harama baktığında her gıybet yaptığında Allah ın huzurunda Rasulullah as.ın haberdarlığında melaikenin müşahadesinde rahatsız oluyo. Olmasınlarda ben bu günaha rahat gireyim istiyo. Birinci günaha girdin, ikinci tekrar üç, beş, onbeş, yirmi.. her seferinde azap her seferinde vicdan azabı, artık belli bir online casino müddet sonra içinde uyanan his yükselmeye başlıyo. Yan seni çok ciddi manada rahatsız etmeye başlıyo. Günaha rahatçasına giremiyorsun ama şöyle düşnüyorsun eğer Allah olmasaydı melaikeler olmasaydı ben hiç vicdan azabı çekmeden rahat rahat kızlarla gezerdim rahat rahat harama girerdim diye düşünmeye başliyosun ve Allah ın istemediği bir işi sısrarla yaptığın için ne oluyo? Allah ta bundan hoşnut olmuyo. Ve Allah a uzaklaşmaya başlıyosun kardeşim. Neden? Allah ın emir ve yasaklarına dikkat etmiyorsun, iplemiyorsun takmıyorsun kardeşim. Bu sefer Allah la olan aran açılmaya başlıyo, uzaklaşmaya başlıyosun ve karşına birisi çıkıyo. Diyor ki; “Allah, din bütün bunlar yalanmış kardeşim ben öğrendim ve araştırdım. Biliyorsun ben çok kitap okuyan birisiyim baktım araştırdım ve gördüm ki aslında her şeyin bir sebebi varmış. Biz yağmur yağiyo, Allah diyormuşuz, bulut görüyormuşuz Allah diyormuşuz, ama aslında yağmur Allah tan değil, bilim açıklamış bulut denilen bir olay var buharlaşma var yoğunlaşma var, güneş ısılarının buna etkileri var. Bunun bilimsel sebepleri varmış. Eski zamandaki insanlar bunu bilmedikleri için bilim ilerlemediği için inanıyorlarmış. Sonra tabi töre ve geleneklerimizi biliyosun nesilden nesile geçer. Aslında Allah din bu tarz şeyler yokmuş” deyince, şeytan senle uygun bir zemin buluyor. Çünkü sen hangi konuma gelmiştin hatırla. Melaike rahatsız ediyo, Allah ın varlığı rahatsız ediyo. Bu sefer ne yapıyor? Hiç araştırmadan hani o adamın dediği doğru mu? İslam alimleri bu konuda ne demiş demeden yapışıyo ona. Neden? Çok istiyor o cevabı almayı. Neden çok istiyor? Çünkü eğer o adamın dediği doğruysa günahlarına rahat rahat girebilecek. Ama ahmak düşünmüyo ki, sineğin ısırmasından kaçıyo, yılanın ısırmasını kabul ediyo. Neden? Çünkü bir insan Allah ın varlığına inansa bu dünyada ne yapar? Rahat değimliyiz kardeşim? Keyifli değil miyiz? Müthiş bir hayatımız var. Haram, gayrı meşru rezil bir hayatın için de de değiliz. Ama o bunları göremiyor. Ataizmde Allahı inkarda öyle sıkıntı ve azaplar var ki düşünsene.. öldükten sonra ne olacağına inanıyo ateistler? Yok olacağına inanıyo. Annesi öldü, gömülüyor. Nereye gitti annen? Yok oldu. Bir daha hiç ama hiç görüşemeyeceksin. Bitti. Bir daha ananı göremeyeceksin. Bir daha annen sana sıcak yemekler yapıp oğlum diyemeyecek. Peki sen ne olacaksın? Ölünce hiç olacaksın. Mezar taşında birkaç harf olacak belli bir süre sonra o mezar da yıkılacak ve unutulacaksın. Böyle birisi, yani önünde dar ağacı olup beş dakika sonra asılacak birisi önüne konulan ziyafetten lezzet alabilir mi? Alamaz. İşte bunlarda ne yapiyo? Hiç olacaklarını düşünerek kendilerini berbat ediyorlar. Abi o zaman diceksin nasıl yaşıyor bunlar bu kadar azapla? Gaflet uykusuyla, medeniyet fantezileriyle. İkiyle uyutursun uyuşturursun, uyuşturucuyla kendini uyuşturursun. Ne yaparsın? Medeniyet fantezilerine dalarsın. Ya bi Amerikan filmi çıkmış, onu izleyelim, şunu yapalım.. sürekli hani başka bir şeyle meşgul olup hakikati görmemek. Ne gibi? Hangi ayvan gibi? Deve kuşu gibi. Ne yapiyo deve kuşu avcıyı görünce? Başını kuma sokuyo. Amacı? Avcı beni görmesin. Avcı ne yapıyor? Avlıyor. Aynı onun gibi. Sen ölümü düşünmeyince sen başka şeylerle meşgul olunca ölüö; “ya bu başka şeyle meşgul buna gemliyim” demiyor. Ölüm yine gelmesi gereken zamanda geliyo. Şimdi anladık mı arkadaşlar neden bediüzzaman bu tabiri kullaniyor? Bakın bir örnek daha veriyor. Burada herhalde farz namazını kılmayan kardeşimiz yoktur ama.. okuyalım yinede. Farz namazını kılmayan ve vazife-i ubudiyetini yerine getirmeyen bir adamın küçük bir amirinden, küçük bir vazifesi yüzünden azar aldığı tekdirden müteessir olan o adam, sultanı ezel ve ebedin tekrar tekrar ettiği emirlerine karşı farzında yaptığı bir tembellik büyük bir sıkıntı veriyor. Ve o sıkıntıdan arzu ediyor ve manen diyor ki keşke bu kulluk vazifesi bulunmasaydı. Ne o kulluk vazifesi? Namaz. Bu arzudan bir manevi adaveti ilahiyeyi Allah düşmanlığını işmam eden bir inkar arzusu uyanır. Şimdi bakın arkadaşlar, burada özel şirkette çalışan kardeşlerimiz var mı? Patron var mı? Patronun arada azarladığı oluyor mu? Ne hissediyosın abi? Düşünsene bak. Sen ne yapışsın? Çüp kovasını dökmemişsin veya evrakları zamanında getirmemişsin patron bir kere söylüyo. Aynı hatayı bir daha yapiyosun sonra sana diyorki; isin ne abi? Muharrem. “muharrem kaç kere söylicem ya. Beynini kullan ya beynini. Şunu alıp şuraya koyacaksın.” Ne hissediyosun şu anda abi? Peki benim hakkımda olumlu düşüncelerin var mı? Benim iyiliğim için söylüyo, olsun. Böyle bir düşüncen var mı? Ne oluyor? Bir düşmanlık oluşmaya başlıyor. Şimdi, temsilde hata olmaz. Allah ta, kuranda yetmişten fazla yerde namaz geçiyor arkadaşlar. Mükerreren emrediyor namazınızı kılın, namazınızı kılın, kılmasanız cehennem var, kılarsanız sonsuz bir cennet var. Belki bura namazını kılmayan arkadaşlarımız var ama, bu konuşmayı yapmak zorundayız. Bakın buradaki gençlerin yüzde doksanı namaz kılıyor. Ve bunlar aptal değil. Bunlarda bilir alsancak’taki barları mekanları, bunların arlında da son model arabaları olanları var. Bazılarının Pazar arabası var ayrı mesele. Bunlar da yapabilir ama ne yapıyorlar? Beş vakit namaz kılcaksın ağabeycim, adam gençliğinin zirvesinde kardeşim, 18,19 yaşında delikanlı. E başka ne yapıcan? Gıybettir, yalandır, aman diyim ha.. sıkışınca yine yalan söylemek yok. E başka ne yapçaz? Sakın göz zinası yapma. Televizyon haramla dolu çok dikkat et. E abi ne yapacaz ya.. gözünü seveyim ne yapacaz ya.. böyle der gibi oluyo. Ama ben biliyorum ki Serkan helal dairesinde can sıkıntısı nedir diye bilmeyen bir kardeşimiz. Allah lezzetleri verendir. Doğru mu kardeşim. Bütün kontrol bütün hüküm bütün kudret Allah tan. Dolayısıyla hani lezzet alıyosun ya gidip bir manzaraya bakıyorsun, şelale böyle.. keyif alıyorsun. O duyuyu o anda yaratan Allah. Peki, sen Allah a desen ki, ya Rabbi ben lezzetimi gayrı meşruda aramıyorum, gayrı meşru derken namaz kılmamayı da kasdediyorum, büyük günahtır çünkü. Ben gayrı meşruda aramıyorum. Rabbim ben senin yolunda koşturuyorum. İstersen lezzet verirsin istersen vermesin, ben rızan için bütün bunları yapıyorum dedin, ve Allah, çok örneklerle gördüm ve şahidim ki, adam öyle bir lezzet alıyor ki.. lezzeti yaratan Allah, buna iman et kardeşim. Diyoki manen, “ey kulum sen helal dairesinde devam et, bu dünyada da mutlu, kabir de de mutlu, ahrette de mutlu olursun” diyor Rabbimiz manen. Şimdi, dersin tez cümlesi neydi? Her bir günah içerisinde inkara giden bir yol var. Burada algılamamız gereken şey ne Osman? Ben günahlarda devam eder ısrar edersem bir gün ataist olabilirim. Ama kendine ne kadar uzak görüyorsun değil mi? Kura okuyosun burada, o kadar namazlar, niyazlar, gençlerle ilgileniyosun, ya ataizmle ne alakam var? Kardeşim.. hafız adam, hafız. Ve daha sonraki hayatı, ölmeden önceki hayatı nasıl biliyormusunuz? Ataizmin propagandasını yapan, ataist öğrenciler yetiştiren bir adam haline geliyor. Tamamen bir zındık, tamamen bir ataist, ve binlerce ataiste ilham oluyo adam. Adam hafızdı ya.. nasıl oldu? Yavaş yavaş kardeşim. Her bir günah ne yapıyormuş. Adamı nereye götürüyormuş? İnkara götürüyormuş. Ve Allah ın huzurunda bu kadar günaha girdiğin gibi pişmanlıkta olmadan devam devam devam devam.. aynı günaha binlerce defa giriyorsun. Belli bir müddet var ağabeycim. O müddetten sonra gayretullah’a dokunuyor. Ve Allah, artık senin jalbinden imanın nurunu alınca diyosun ki, “ne dini ya? Ne islamı ya? Ne kuranı ya? Bırakın hayatımızı yaşayalım ya. Din min yok işte. O kadar dua ediyorum ne kabul den var ne cevap veren var” diyerek sana ataizm mantıklı gelmeye başlıyo. Anladınız mı arkadaşlar. Şimdi, karşımıza çıkan günahlarda, şunu düşünebiliriz. Ya işte cehennem var girmiyeyim bedel ödemiyeyim bunu düşünebilirsin. Ama asıl düşünmen gereken ne? İsmin neydi kardeşim? –Fatih. Fatih kardeşim.. sana söylemiyim senin de ismin Fatih. Senin ismin ne kardeşim? –Ramazan. Ramazan, Fatih, eğer günahlarda devam ederseniz, bir gün kendinizi ataist olarak bulabilirsiniz. Ataistlerde biliyosunuz ölünce ebedi cehenneme girerler, hiç çıkmamak üzere. Şimdi çaylarımızı içelim. İnşallah ikinci bi dersimiz olacak daha sonra.

Anahtar: günah, günahlar, günah işlemek, dini sohbet, islami sohbet, fatih yağcı sohbetleri, günah işlemenin cezası, büyük günahlar, küçük günahlar, haram, gıybet, fatih yağcı, günaha engel olamıyor, günah işlemeye engel olamıyor musun,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir