İrticacı ve Örümcek Kafalı Fatih Yağcı

By | 22 Eylül 2014

İrticacı ve Örümcek Kafalı Fatih Yağcı

Bugünkü okuduğum haberden sonra, kimse bana “Ben özgürüm. İster içkimi içerim, ister kumar oynarım” demesin. Rakamlar ibretlik. Yapılan araştırmaya göre, 189 cinayetin 159unda alkol var.

Durum böyle olunca bu senin özgürlüğün olmaktan çıkıyor. Başkalarının hakkına tecavüz oluyor. Medeniyetin özgürlük anlayışına göre başkasının sınırlarını ihlal etmedikçe istediğin kadar özgür olabiliyorsun. İslamiyet’teki özgürlük tanımına göre ise, ne başkasına ne kendine zararın olmayacak. O halde alkol belası ne medeniyetin, ne de İslam’ın özgürlük tanımına uymuyor. Mikrop ve virüslerle nasıl mücadele ediliyorsa bu illetle de o şekilde mücadele edilmesi lazım gelirken, rahatça dükkanlarda yerini almış…

Bu konuda savunma yapanlar “içmesini bilmek lazım” derler genelde. Peki kardeşim, içmesini bilmeyen birisi yarın öbür gün, kendini kaybedip senin kardeşini veya evladını katlederse sen de kararında içmesini bilecek misin? Musibet ağır gelince bu işin ayarı kalır mı sende? İşin dini boyutunu hiç işin içine katmasak bile insan olan herkes anlar ki bu bir beladır, illettir ve zehirdir.

Ölümlü trafik kazalarının da yüzde 55i alkol sebebiyle olduğu düşünülürse, kimsenin usta şoför olmasının pek bir faydası yok. Çünkü onlar gelip seni buluyor.

Rusya’da içki müptelası olan bir neslin gözlerimizin önünde eridiğini görüyoruz. Devlet ne kadar mücadele de etse bu virüse son veremiyor. Ancak bizde alkolü yasaklarsan; irticacı, dinci, şeriatçı, yobaz ve örümcek kafalı olursun.

Batılılara benzersek çağdaş oluyormuşuz. Aile yapısının paramparça olduğu batılı ülkeleri körü körüne taklit edenler, acaba onlarda sık sık yaşandığı gibi, babası evi terk etmiş bir çocuk dünyaya getirmekle mutlu olacaklarsa buyursunlar batılı olsunlar.

İyisi mi, Avrupa ve Amerika’dan sanata ve terakkiye dair ne varsa alıp, pisliklerini onlara bırakıp işimize bakalım biz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir