Ramazanda Şeytanlar Bağlanıyorsa Bu Günahlar Niye?

Home  >>  Genel  >>  Ramazanda Şeytanlar Bağlanıyorsa Bu Günahlar Niye?

Ramazanda Şeytanlar Bağlanıyorsa Bu Günahlar Niye?

14
Eki,2017

0

“Eğer şeytanlar Ramazan ayında zincirleniyor, bağlanıyorsa ben bu kadar günaha nasıl girebiliyorum?”, “Acaba ben şeytan mıyım?” gibi türev sorular bize gelebiliyor. Ben de bugün bu soruya cevap vermek istedim arkadaşlar. Aslında bu şeytanların zincire vurulma hadisesi bir hadis-i şerife dayanıyor Allah Rasulü (a.s.m)’nın ama birkaç kelime atlandığından dolayı yanlış anlaşılıyor. Şimdi meseleye nereden girelim, notlarıma bakıyorum. Hacta yaşadığım bir olay vardı, onu anlatayım size. Orada gördüğüm, duyduğum, yaşadığım arkadaşlar orada biliyorsunuz şeytan taşlama diye bir olay var. Yani belli bölgeler var. Oraya giriyorsun. Daha önce toplamış olduğun taşları oraya doğru fırlatıyorsun bu bir şeytan taşlama. Tabii sembolik ve dua makamında yapılan bir şey. Hani şunu söylüyorsun: Rabbim ben şeytana bu yaşıma kadar yenik düştüm, hatalar yaptım, günahlara girdim. Ama bundan sonra şeytanla olan mücadelemde daha azimli, daha gayretli olacağım. Ona yenilmeyeceğim gibi bir dua ile o taşları fırlatıyorsun. Tabii orada hacı ağabeyler var. Böyle yaşı epey ilerlemiş. Geçmiş hayatında birtakım sıkıntılar şeytanın kandırmacaları vesilesi ile kötü işler yapmış. Orada tabii böyle inanılmaz gaza geliyorlar. Yani orada bize rehberlerimizin anlattığı adam topladığı taşları böyle fırlatıyor, fırlatıyor ama böyle karşısında azılı düşmanı var ve gerçekten azılı düşmanı var ama kendini kaptırıyor çıkartıp ayağındaki terliği fırlatandan tut elindeki şemsiyeyi fırlatana kadar her türlü insan grubuyla karşılaşmışlar. Ve normalde taşlar küçük küçük toplanıyor. Onun sebebi de birçok hikmeti var da bir hikmeti şu hani sen taşı fırlatıyorsun ama hani platformun dibinden atamıyorsun her zaman çünkü çok kalabalık. Bazen arka taraflardan böyle hacı ağabeyler alıyorlar taşı, bir fırlatıyorlar. Önde şeytanı taşlayan adamın kafasına kadar gidebiliyor. Ve şunu da söylüyorlar taş toplarken küçük küçük böyle taşlar topluyoruz. Bazıları gidiyor böyle büyük taşlar topluyor falan hani kafasını gözünü yaracağım şeytanın modunda onlara da böyle ufak tefek uyarılar yapıyordu oradaki arkadaşlar. Hani hacı ağabey bak dikkat et. Küçük topla şu taşları. Bak bu işin Türkiye’ye dönüşü de var. Anladın mı hani burada şeytana biraz daha sözümüzü geçirebiliyoruz. Bu meselede aslında benzer bir durum var arkadaşlar “Ya Ramazan’da şeytan zincirleniyorsa ya nasıl günaha giriyorum ben?” sorusunun cevabı şu arkadaşlar.. Bir hususi şeytanımız var. Yani herkesin hususi şeytanı var özel. Bir de şeytanların azılı dediğimiz, saldırgan dediğimiz çok daha ileri noktalarda desiseler veren kısmı var. Buna işte merede-i şeyatin deniyor. Zaten Allah Rasulü (a.s.m) hadisinde de bu ifadeyle geçiyor. İşte biz bu noktada Ramazan’da zincirlenen, bağlanan şeytanlar bizim hususi şeytanımız değil. Şeytanın bu saldırgan, azılı kısmı. Zaten hani şöyle bunu buradan da anlayabilirsiniz. Kendinize şöyle bir bakın. Ramazan’da mı daha samimi ibadet ediyorsunuz? Yoksa Ramazan dışında mı? Değil mi sanki böyle Ramazan’da ilahi bir yardımı herkes böyle kendisinde hisseder. Normal zamanda yaptığın ibadet bir de Ramazan’da katlanıyor, daha fazla ibadet yapabiliyorsun. Demek ki birtakım şer güçlerin senin üzerindeki etkisi azaltılıyor. İşte Allah Rasulü (a.s.m)’ın hadisi okuyayım size de. Müslim kaynaklı, sağlam bir hadis. Bir hadiste Efendimiz (a.s.m) kendisine de hususi bir şeytanın verildiğinden bahsediyor arkadaşlar. Ama bu hususi şeytanın kendisine, Efendimiz (a.s.m)’a teslim olduğunu ifade ediyor. Oda şu şekilde diyor ki: Tabii Efendimiz (a.s.m) bu şeytanla belli bir mücadeleyi verdikten sonra teslim oldu. Cevabını vermiştir. Peki teslim olan kim? Hususi şeytan. Yoksa hani o şeytanın her kısmı teslim olsa bu belki yanlış anlaşılmalara vesile olabilir. Bizim de demek Ramazan’da üzerimizde etkisi azalan şeytan işte bu saldırgan kısmı. Yoksa çok böyle akla muhal bir şey olmaz m arkadaşlar? Ramazan bir geliyor. Ee? Hususi şeytan da yok. Merede-i şeyatin dediğimiz kısım da yok. Hiçbir şeytan yok, Ramazan oo. Eğer böyle bir şey olsaydı şu anda sizin sabahın sabahtan başlayarak gecenin ilerleyen saatlerine kadar alnınızı alnımızı secdeden kaldırmamamız Ramazan’da hiçbir günaha girmememiz lazım gelirdi ve hani imtihan sırrına da çok böyle ters olmaz mıydı? Normalde böyle on bir ay işte takılıyorsun, bir ay geliyor. O bir ayda işte herkes evliya gibi. O bir ay gidiyor herkes şeytanlaşıyor. İmtihan sırrına da ters olurdu. Demek ki bunun cevabı bu şekilde. Buna ek bağlantıyı şurada yapalım. Efendimiz (a.s.m) buyuruyor ki arkadaşlar: Merede-i şeytan işte şeytanın inatçı kısmı, saldırgan kısmı olarak daha önce de ifade etmiştik hatırlıyorsanız. Zaten hani avamın ağzında dolaşan işte şeytan zincire vuruluyor kısmının hadisinin orjinalinde merede-i şeyatin kavramı kullanılıyor. Bütün şeytanlar demiyor Efendimiz (a.s.m). “Peki ağabey şeytanlar zincire vuruluyorsa ya biz neden hâlâ bu kadar günaha girebiliyoruz?” sorusunun cevabını da şöyle açıklayabiliriz kardeşlerim: Bir kaplan düşünün. Burası Mecidiyeköy. Mecidiyeköy Sözler Köşkü’ndeyiz, ofisteyiz. Mecidiyeköy meydanda kaplan özgürce geziyor, hiçbir şekilde bağlanmıyor. Ne olur, çok tehlikeli olmaz mı bizim için? Büyük ihtimalle o hani buranın en kalabalık caddesi hangisi Halil? Cevahir’in önü mü? Orada bir kaplan olsa. Bir tane insan olmaz yani herkes böyle korkar. Peki o kaplan Mecidiyeköy’de bir yere bağlansa şöyle ipi olsa metre bu sefer insanlara saldıramaz mı? Evet saldıramaz. Peki onun menziline giren insanlara saldırabilir mi? Evet yani ipine yaklaşırsan dibine girersen sana saldırabilir. Bunun gibi şeytanlar evet zincirleniyor. Ve sen eğer onun çekim altına girmezsen çok güzel bir Ramazan geçiriyorsun, çok güzel ibadetler yapıyorsun. Ama sen onun çekiminin içine girersen, onun alanına girersen tabii seni kandırabilir, senin günahlara girmene vesile olabilir. Peki bu Ramazan’da ne yapacağız? Arkadaşlar yani bazen böyle teknoloji marketlerinde çok güzel kampanyalar oluyor ya alışveriş mağazalarında falan. İnsan kendini kaptırıyor. “Aa kampanya mı var, % indirim % indirim kaçmaz, yarın gel yok.” Hani şeye döndü biraz iş, eski esnaflar öyle yapardı. İşte alacaksın mesela bir kitabı, “Kaç para bu?” “Sana liraya bırakırım.” Tam gidiyorsun. Bak bu dükkanın kapısından çıkarsan lira değil. Döndüğün zaman lira gibi böyle bir psikoloji yaparlar ya, onun gibi böyle kampanyalar oluyor. Hatta adam alışveriş mağazasında hiç ihtiyacı olmadığı hâlde tekerlek alıyor. Yani arabanın tekerleğini, lastiğini alıyor. Kampanya var diye. Kendini böyle enayi gibi hissediyor. İşte biz de arkadaşlar şu anda büyük bir kampanyaya girdik. Yani Ramazan’da sevab-ı amal ‘e . Eğer Kadir Gecesi’ni yakalarsan ‘e . yani normalde ‘e olan sevap işte Bismillahirrahmanirrahim dedin. Kaç harf varsa çarp ‘la. Ramazan’da ile çarpıyorsun. Her yapmış olduğun iyilik, her okumuş olduğun Kur’an-ı Kerim harfi ile çarpılıyor böyle bir aya girmişiz. Böyle bir ayda gafilane yaşamak ibadetleri az tutmak veya günahlara girmek çok akıl kârı olarak görünmüyor o yüzden benim bu videoyu izleyen kardeşlerime acizane tavsiyem şu:

Arkadaşlar kendinize Ramazan boyunca bir program yapın. Ve özellikle Ramazan’ın son günü çok önemli. Kadir Gecesi Ramazan’ın içinde saklı. Özellikle son günde. Özellikle son günde olması muhtemel diyor Allah Rasulü (a.s.m) Yani daha çok ihtimali var. Biz de artık bugünden itibaren kendimize bir program yapalım. Açalım Kur’an-ı Kerim’lerimizi. Günlük böyle bir cüz olarak kendimize program yapalım. Düzenli bir şekilde okuyalım. Cevşen gibi, Delâlili’n-Nur gibi duaları okuyalım. Onun dışında vakit namazı zaten söyleme ihtiyacı duymuyorum, onu zaten kılıyorsunuzdur. Tesbihatlardır veya hayatımızdan çıkartamadığımız işte gıybet gibi kul hakkı gibi yaptığımız belki kötü şeyler vardır. Onları azaltma cihetinde biraz daha gayretli olalım. Ramazan bittiği zaman kazandığımız sevabın had ve hesabı olmayacak. Ve Cenab-ı Hakk yarın, öbür gün öldüğümüzde bize Ramazan günlerimizi gösterdiğimizde Vay be süper geçmiş diyebilelim. Ramazan Risalesi’nin sonunda çok güzel bir hadis-i şerif var arkadaşlar. Allah Rasulü (a.s.m) anlatıyor. Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: “Ben neyim, sen nesin?” Allah, nefse hani bizim de taşıdığımız bu nefis var ya. Nefis ne demek Halil? İçimizde böyle şehvetine düşkün yemeye, içmeye, uyumaya düşkün şeytanın kullandığı bir şey bizim içimizde. Cenab-ı Hakk’ın nefisle olan konuşması. Nefise Allah diyor ki: “Ben neyim, sen nesin?” Nefis diyor ki: “Ben benim, Sen sensin.” Ya düşünsene Allah’a “Ben benim, Sen sensin.” diyor. Çok iddialı yani. Allah azap vermiş, cehenneme atmış, yine sormuş. Yine de demiş: “Ene ene, ente ente.” “Ben benim, Sen sensin.” Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten yani o nefis o gururdan, benlikten vazgeçmemiş. Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Arkadaşlar elektrikler kesildi, biz devam ediyoruz. Apartmanın jenaratörleri devreye girer mi girmez mi bilmiyorum ama korkunç bir ses var burada. Sıkıntı yok, şeytan bizimle uğraşıyor, devam ediyoruz. Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten, gururdan, benlikten vazgeçmemiş. Sonra Allah açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: “Men ene? Ve mâ ente?” Bakalım açlık işe yaramış mı, nefis demiş ki: Ente Rabbiye r-Rahîm, ve ene abdüke l-âciz. Yani, “Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir kulunum” diyerek şeytan yola gelmiş. Eğer sizde arkadaşlar “Ağabey ben bu nefsimi düzeltmek istiyorum ya”, “şerefsizlik yapıyor ya günahlar noktasında veya ibadet etme noktasında.” “En son ne zaman teheccüde kalktın desen hatırlayamayacağım kadar bu şeytan beni kandırıyor.” “Nefsime uyuyorum.” Kardeşim nefsini düzeltmek istiyorsan Eğer kendini manevi olarak şarja takmak istiyorsan işte şu anda tam zamanı. Ramazan-ı Şerif’i öyle bir geçir ki açlık vasıtasıyla, oruç vasıtasıyla zaten nefsini inanılmaz terbiye ediyorsun. Onun dışında yapmış olduğun ibadetlerinle öyle bir kıvama gel ki Ramazan’dan çıktığın zaman % şarj olmuş telefonla evden çıkmak psikolojisi gibi seni bir sene boyunca götürecek o şarj Allah’ın izniyle diğer Ramazan’a kadar seni çıkartacaktır. Ama eğer bu Ramazan’ı zayıf geçirirsen kardeşim şarjını % ‘ken alıp evden çıkan bir adamın bütün gün sağda, solda böyle prizlerde takılıp “Aa şuraya takayım, havaalanında priz buldum takayım.” gibi çok sıkıntılar, çok problemler yaşayacağız. Ben Elhamdülillah Ramazan’ları burada Sözler Köşkü’nde kardeşlerimle gecelerimi ihya ediyorum. Yani gece hayatımız var burada takılıyoruz. sene oldu yaklaşık Sözler Köşkü açılalı. Ve sene boyunca bütün Ramazanlar’da geceleri ihya yapıyoruz. Sabahlama yapıyoruz arkadaşlar. Yasin’den başlıyoruz. Tebarekeler geliyor. Delâlili’n-Nur’lar geliyor. Evrâd-ı Kudsiyeler geliyor. Cevşenler geliyor bol bol okuyoruz böyle. O yüzden bazen şunu söylüyorum sohbet ortamında. Kardeşim ben Sözler Köşkü’nden kardeşlerimle senedir Kadir Gecesi’ni yakalıyoruz Elhamdülillah diyorum. Neden bunu söyleyebiliyorum? Kadir Gecesi normalde Ramazan’ın içinde gizli günün ‘unu da kaç oluyorsa Ramazan o sene ihya edince arkadaşlar Kadir Gecesi’ni yakalamış oluyorsunuz. Siz de inşâAllah Kadir Gecesi’ni yakalayın. ‘e . çok kral sevap var. Yani sevabı bir kenara koyalım ağabey diyorsanız da o gün ellerini açıp dua ettiğinde ne istiyorsun? Hani bir duan var ya sürekli istediğin hatırla onu hatırladın. İşte o gece, o duayı denk getirdiğin zaman kabul olma ihtimali çok daha yüksek kardeşim. Ramazan’ın içinde gizli, özellikle son günde arkadaşlar dikkat edin, kaçırmayın. Şu şeytanın bacağını kırın. Kıralım, dua edin. Allah’a emanet, hoşça kalın arkadaşlar. Görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir